

İmam Buharî'nin kullandığı bu başlık "namaz kıldırmakla görevli asıl İmam bulunmasa bile cemaat İçinden birinin imamlığa geçip bu namazı kıldırması gerektiğini" gösterir. Zaten alimlerin çoğunluğunun görüşü de bu doğrultudadır. Fakat Süfyan-i Sevrî asıl imamın bulunmaması durumunda herkesin tutulma namazını tek başına kılacağı görüşündedir. (Sonra secde edip kalktı) Burada secde iki defa yapılmıştır.
(Ben cenneti gördüm ve bir üzüm salkımı almaya uzandım) Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in bu sözünden ilk bakışta anlaşılan açık anlam onun cenneti dünya gözüyle gördüğüdür. Ancak bu görmenin nasıl olduğu konusunda farklı yorumlar yapılmıştır: 1. Cennetin önündeki perde kaldırılmış ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onu olduğu gibi görmüştür. Hatta cennet ile Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem arasındaki mesafe durulduğu, cennet Resulullah'a (s.a.v.) iyice yaklaştırıldığı için oradaki meyvelere uzanması bile mümkün olmuştur. Konuyla ilgili olarak nakledilen rivayetin ilk bakışta anlaşılan açık anlamına en uygun yorum budur. Tutulma namazının nasıî kılınacağı ile ilgili olarak Hz. Esma'dan nakledilen rivayet de bu yorumu desteklemektedir: "Cennet bana öylesine yaklaştırıldı ki ona doğru gidebilseydim oradaki meyve dallarından devşirip size getirebilirdim,"
2. Bazı bilginlere göre Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in cenneti görmesi temsilî olmuştur. Bu bilginler tıpkı bir aynadaki görüntü gibi Resulullah'ın (s.a.v.) da cenneti duvar üzerine aksettirilen bir görüntü şeklinde seyrettiğini ve oradaki her şeyi gördüğünü söylemişlerdir. Enes İbn Malik'ten nakledilen ve Kitabü't-Tevhîd'de zikredilecek olan hadis de bu görüşü desteklemektedir: "Ben namaz kılarken cennet ve cehennem biraz önce işte şu duvarda bana arz edildi/gösterildi." Bu rivayet "Bana temsilî olarak gösterildi" ve "Bana tasvîr edildi" diye de nakledilmiştir. Bu tür bir görüntünün oluşabilmesi İçin maddî bir cisimin bulunması zorunludur şeklinde bir İtiraz yöneltilemez. Zira bu tür bir sebep sonuç ilişkisi Allah'ın tabiata yerleştirdiği bir kanun olmakla birlikte, bazen Cenab-i Hakk kainatın genel işleyişini sırf Resulullah'a (s.a.v.) has olmak üzere değiştirebilir. Gerçi bu rivayetler bir öğle namazını anlatmaktadır, fakat bu durum Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in cennet ve cehennemi farklı şekillerde birkaç kez görmüş olduğu gerçeğini değiştirmez.
(Eğer onu alsaydım) Bu İfade başka rivayetlerde onu aldım şeklinde geçmektedir. Ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu salkımı gerçekte almadığı için aldım ifadesi "almaya yeltendim, almaya çalıştım" şeklinde yorumlanmıştır. Resulullah'ın (s.a.v.) "aldım" şeklindeki sözü şöyle açıklanmıştır: "Elimi salkımın üzerine koydum. Onu koparabilecek durumdaydım fakat koparmama müsaade edilmedi." Zaten onu alsaydım/koparabilseydim cümlesi de bunu göstermektedir.
"Ben bu günde gördüğüm manzara kadar korkunç bir tablo daha önce hiç görmemiştim" cümlesinde geçen gün kelimesi içerisinde bulunulan anı anlatır. "Sen onlardan birisine dünyaları bağışlasan" cümlesi şu anlamlara da gelebilir: "Onlara ömrünü versen, kendini feda etsen" veya "sonsuza kadar onlar için çalışsan." Burada kullanılan kalıp tek bir muhataba seslenildiği izlenimi verse de genel bir hitap söz konusudur. Yani bu ifade kalıp itibariyle has olmakla birlikte genel bir anlamdadır.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1. Korkulan ve endişe duyulan bir olay meydana geldiğinde derhal itaate yönelmek gerekir. 2. Başa gelen belalar ve musibetler Allah'a itaat ve zikirle savuşturulur. 3. Bu rivayet Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in bir mucizesini ve ümmetine karşı ne kadar düşkün olduğunu anlatmaktadır. Zira onlara nasihatte ve öğütte bulunmuş, kendilerine fayda sağlayacak şeyleri öğretmiş ve sakınmaları gereken ne varsa hatırlatmıştır.
4. Öğrenci anlamakta güçlük çektiği konuları hocasına sormalıdır. 5. Herhangi bir hükmün gerekçesini öğrenmek üzere soru sormak caizdir. 6. Hoca öğrencisine ihtiyaç duyduğu hususları ve konuları çok açık bir şekilde anlatmalıdır. 7. Nankörlük, yapılan iyiliği inkar haramdır. Verilen nimete şükretmek de farzdır. 8. Cennet ve cehennem yaratılmıştır ve şu anda mevcuttur.
9. Tevhid ehli günahkarlar, cehennemde azap göreceklerdir. 10. Çok aşırı olmamak kaydıyla namazda iken bazı hareketler yapılabilir. باب: صلاة النساء مع الرجال في الكسوف. 10. KADINLARIN AY VE GÜNEŞ TUTULMASI NAMAZLARINI ERKEKLERLE BİRLİKTE KILMALARI حدثنا عبد الله بن يوسف قال: أخبرنا مالك، عن هشام بن عروة، عن امرأته فاطمة بنت المنذر، عن أسماء بنت أبي بكر رضي الله عنهما أنها قالت: أتيت عائشة رضي الله عنها، زوج النبي صلى الله عليه وسلم، حين خسفت الشمس، فإذا الناس قيام يصلون، وإذا هي قائمة تصلي، فقلت: ما الناس؟ فأشارت بيدها إلى السماء، وقالت: سبحان الله. فقلت: آية؟ فأشارت: أي نعم. قالت: فقمت حتى تجلاني الغشي، فجعلت أصب فوق رأسي الماء، فلما انصرف رسول الله صلى الله عليه وسلم حمد الله وأثنى عليه، ثم قال: (نا من شييء كنت لم أره إلا قد رأيته في مقامي هذا، حتى الجنة والنار، ولقد أوحي إلي أنكم تفتنون في القبور مثل أو قريبا من - فتنة الدجال، لاأدري أيتهما قالت أسماء، يؤتى أحدكم فيقال له: ما علمك بهذا الرجل؟ فأما المؤمن، أو الموقن، لاأدري أي ذلك قالت أسماء، فيقول: محمد رسول الله صلى الله عليه وسلم، جاءنا بالبينات والهدى، فأجبنا وآمنا واتبعنا، فيقال له نم صالحا، فقد علمنا إن كنت لموقنا، وأما المنافق، أو المرتاب، لا أدري أيتهما قالت أسماء، فيقول: لاأدري، سمعت الناس يقولون شيئا فقلته).
İmam Buharî bu konu başlığını kadınların tutulma namazlarını erkeklerle birlikte değil, tek başlarına kılabileceklerini söyleyenlere cevap vermek üzere kullanmıştır. İmam Buharî'nin karşı çıktığı bu görüş Süfyan-ı Sevrî ile Kufe'li bazı alimlerden nakledilmiştir. İmam Şafiî'nin ise "Çok güzel olan kadınlar dışında herkes bu namazlar için musallaya gider" dediği rivayet edilmiştir.
Kurtubî şöyle demiştir: "İmam Malik'in, Cuma namazı ile mükellef olanlar bu namazlarla da mükelleftir, dediği nakledilmiştir." Ancak İmam Malik'ten nakledilen meşhur görüş bunun aksinedir: "Tutulma namazları söz konusu olduğunda kadınlar açısından musalla da mescit ile aynı kategoride değerlendirilir."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.