

(Bunun kıyamet olacağından korkuya kapılmış gibiydi) Rivayette geçen bu ifadeden şu sonuç çıkarılmıştır; "Görülen ve müşahede edilen hal karinelerine bakarak zanna dayalı haber vermekte herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü korkunun ne şekilde yaşandığını gören bir kimse bu korkunun sebebini anlamamış olabilir. Dolayısıyla bu korkunun sebebi olarak zikrettiği hususta yanılmış olması mümkündür."
Ancak bu ifade kıyamet alametleri ile birlikte düşünüldüğünde açıklanması gereken bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Zira kıyamet kopmadan önce kıyametin yaklaştığını gösteren bazı olaylar ile güneşin batıdan doğması, dabbetü'l-arz, deccal ve dühan (duman) gibi bazı alametler ortaya çıkacaktır. Halbuki Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanında yaşanan bu güneş tutulması olmadan önce bu işaretlerin hiçbiri görülmemişti. İşte bu sorunun cevabı için şu ihtimaller söz konusu olabilir: a. Bu tutulma Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kıyamet alametleriyle ilgili açıklama yapmadan önce meydana gelmiştir.
b. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem bunun kıyamet kopmadan önce kıyametin yaklaştığını gösteren olaylardan birisi olduğunu düşünerek korkuya kapılmıştır. c. Korkunun sebebi başka bir şey olduğu halde olayı nakleden ravi Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in korkusunun bu yüzden olduğunu düşünmüş olabilir. Nitekim Resulullah (s.a.v.) rüzgar estiği zaman da endişeye kapılmıştır. Buradaki korku da bunun benzeri bir korku olabilir. Bizim burada aktardığımız bilgiler İmam Nevevî'nin açıklamalarının özetidir.
"Siz bu tür olağandışı olaylar görürseniz hemen Allah'ı zikretmeye, O'na yalvarmaya ve O'ndan af dilemeye (istiğfar) başlayın" Bu ifade tutulma sırasında ve buna benzer olaylarda Allah'tan af dilemenin mendup olduğunu gösterir. Çünkü istiğfar ve zikir belanın uzaklaştırılmasına, def edilmesine imkan sağlar. باب: الدعاء في الخسوف. 15.Güneş Tutulması Sırasında Dua Etmek -قاله أبو موسى وعائشة رضي الله عنهما، عن النبي صلى الله عليه وسلم.
Bunu Ebu Musa ve Aişe Nebi s.a.v.’’den söylemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.