

Bu konu başlığı şeytan taşlama günlerinde Mina'da namaz kılmakla ilgilidir, imam Buharî konu hakkında çok fazla görüş ayrılığı bulunduğu için bunun hükmünü zikretmemiş, sadece söz konusu bölgenin ismini aktarmakla yetinmiştir. Selef alimleri Mina sakinlerinin/Mina'da ikamet edenlerin söz konusu dönemde namazı kısaltarak mı yoksa tam olarak mı kılacakları konusunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Görüş ayrılığının sebebi ise söz konusu kısaltmanın yolculuk yüzünden mi, yoksa hac ibadeti dolayısıyla mı yapıldığına dair tartışmadır. İmam Malİk'e göre bu kısaltmanın sebebi hac ibadetidir.
(Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem güven ortamının en zirvede olduğu dönemde...) Bu ifade namazları kısaltarak kılma hükmünün yol güvenliğinin bulunmadığı durumlar için geçerli olduğunu söyleyenlerin görüşlerine bir reddiyedir. Bu görüş sahipleri İmam Müslim'in naklettiği şu rivayete dayanırlar: "Sahabîlerden Ya'la İbn Ümeyye Hz. Ömer'e yolculuk sırasında namazların kısaltılarak kılınması konusunu sorunca, Hz. Ömer kendisinin de bu soruyu Resul-i Ekrem'e (s.a.v.) Sorduğunu Ve Resuluilah'in (s.a.v.): Bu Allah Teala'nm sizlere bağışladığı bir sadakadır" diye cevap verdiğini söylemiştir."
Fakat Haris İbn Vehb'ten nakledilen rivayet, sahabîlerin yolculuk sırasında namazların her halükarda kısaltılarak kılınması ve kısaltma hükmünün yol güvenliğinin bulunmaması durumuna hasredilmemesi gerektiğini anladıklarını açık bir şekilde göstermektedir. Hz. Osman'ın Mina'da namazı dört rekat kıldırması hac görevlerini bitirip şeytan taşlamak için Mina'da kaldığı sırada olmuştur.
Abdullah İbn Mesud'un Dört rekat kılmaktansa kabul olunmuş iki rekatlık namaz kılmak daha çok hoşuma gider şeklindeki ifadesi onun Mina'da namazın dört rekat kılınmasını caiz gördüğünü gösterir. Aksi halde ne dört rekatı ne de başka bir uygulamayı hoş görmezdi. Zira iki rekat dışındaki uygulamaların tamamı ona göre geçersiz olurdu. Abdullah İbn Mesud'un diyerek şaşkınlığını ve üzüntüsünü belirtmesi ise daha evla ve üstün olan uygulamanın terk edilmesi dolay ısıyladır. Ebu Davud'un naklettiği şu rivayet de bu açıklamayı desteklemektedir: "İbn Mesud da namazı dört rekat kıldı. Kendisine: "Sen hem bu konudaki uygulaması dolayısıyla Osman'ı kınıyorsun, hem de namazı dört rekat kılıyorsun!" denince o şöyle cevap vermiştir: "Muhalif olmak hayırlı bir davranış değildir, serdir." Bu da göstermektedir ki, Hanefi'le'rin sandığının aksine Abdullah İbn Mesud Mina'da namazların kısaltılarak kılınmasının farz olduğu görüşünde değildir. İbn Kudame şöyle demiştir: "Ahmed İbn Hanbel'den nakledilen meşhur görüş şudur: Kişi Mina'da muhayyerdir; isterse dört isterse iki rekat kılar, fakat kısaltarak kılmak daha faziletlidir." Sahabîlerin ve tabiunun çoğunluğu da bu görüştedir. İmam Şafiî bunun farz olmadığını söylerken görüşünü şu şekilde delillendirmiştir: "alimlerin tamamı yolcu bir kimsenin mukîm birisine uyduğu zaman namazı dört rekat kılacağında hem fikirdir. Şayet yolcunun namazı kısaltarak kılması farz olsaydı mukîme uyması doğru olmazdı."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.