

İbn Battal şöyle demiştir: "alimler farz namazlar kılınacağı zaman binekten inmenin şart olduğu ve herhangi bir mazeret olmaksızın binek üzerinde farz namaz kılmanın caiz olmadığı konularında icma etmişlerdir. Ancak korkunun boyutlarının çok fazla olduğu durumlarda namazın nasıl kılınacağı ile ilgili olarak nakledilen rivayetler, bu durumdaki namazın hükmünün farklı olduğunu gösterir."
Mühelleb bu rivayetlerle ilgili görüşlerini şöyle açıklamıştır: "Burada nakledilen hadisler "Siz de nerede olursanız olun (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin [Bakara 144, 150] ayetini tahsis etmektedir." Namazların kısaltılarak kılınamayacağı kadar kısa bir mesafeye yapılan yolculuklar sırasında binek sırtında namaz kılınıp kılınamayacağı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Alimlerin çoğunluğuna göre binek sırtında namaz kılınması konusunda mesafenin önemi yoktur; her türlü yolculukta bu şekilde namaz kılınabilir.
İmam Malik'e göre ise binek sırtında namaz kılınabilmesi İçin yolculuğun namazları kısaltarak kılmayı mümkün kılan bir mesafeye yapılması şarttır. Taberi İmam Malik'in bu görüşüyle ilgili olarak: "Ben bu konuda onun gibi düşünen hiç kimse bilmiyorum" demiştir. Fakat İmam Malik görüşlerini şu şekilde delillendirmiş olabilir: "Nebi (s.a.v.)'in binek sırtında namaz kıldığına dair rivayetlerin tamamı onun yaptığı yolculuklarla ilgilidir ve Resuluilah'ın (s.a.v.) kısa bir yolculuk yapıp bu sırada binek sırtında namaz kıldığına dair herhangi bir rivayet nakledilmemiştir." alimlerin çoğunluğu ise nakledilen rivayetlerin mutlak olarak geldiğini ileri sürerek görüşlerini delillendirmişlerdir. Taberi çoğunluğa ait görüşü şu açıklama ile desteklemiştir: "Allah Teala teyemmümü hasta ve yolcular için bir ruhsat olarak lütfetmiştir. alimler de şu konuda icma etmişlerdir: "Bir kimse bir mil veya daha az bir uzaklıkta şehir dışında bulunurken, başka bir yolculuğa devam etmeye değil de evine dönmeye niyet eder fakat su bulamazsa teyemmüm yapması caizdir." İşte bu kadarlık bir mesafede söz konusu kişinin teyemmüm yapması caiz olduğuna göre, aynı mesafe içinde binek üzerinde nafile namaz kılmak da caiz olacaktır. Çünkü hem teyemmüm hem de binek üzerinde nafile namaz kılmak birer ruhsattır."
Binek üzerinde nafile namaz kılmanın caiz olmasındaki hikmet herhalde kulların daha rahat ve kolay bir şekilde nafile ibadet edebilmelerini ve böylece Allah'ın bir lütfü ve rahmeti olarak sevaplarını artırmalarını sağlamaktır." باب: صلاة التطوع على الحمار. 10. Merkep Üzerinde Nafile Namaz Kılmak حدثنا أحمد بن سعيد قال: حدثنا همام قال: حدثنا أنس بن سرين قال: استقبلنا أنسا حين قدم من الشام، فلقيناه بعين التمر، فرأيته يصلي علىحمار ووجهه من ذا الجانب، يعني على يسار القبلة، فقلت: رأيتك تصلي لغير القبلة؟ فقال: لولا أني رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم فعله لم أفعله.رواه ابن طهمان، عن حجاج، عن أنس بن سرين، عن أنس رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم.
İbn Reşid şöyle demiştir: "İmam Buhari, üzerinde nafile namaz kılınan bineğin artığının temiz olmasının şart olmadığını göstermek amacıyla bu başlığı kullanmıştır. Dolayısıyla bu hüküm bütün binekler hakkında geçerlidir. Önemli olan hayvanın üzerindeki necasetin kişiye bulaşmamasıdır." İbn Dakiki'l-İyd: "Bu hadis, eşeğin terinin temiz olduğunu gösterir. Çünkü kişi ne kadar sakınırsa sakınsın, eşeğe bindiği zaman onun terinin üzerine bulaşmasını engelleyemez. Özellikle de merkep sırtında uzun süre yolculuk yapmışsa." demiştir.
Aynü't-Temr, İrak yolu üzerinde Şam'dan sonra gelen bir yerin ismidir. Hz. Ebu Bekir'in halifeliği döneminde Halid Ibnü'l-Velid ile buranın yerlileri arasındaki meşhur savaş burada olmuştur. "Senin kıble dışında bir yöne dönerek namaz kıldığını gördüm!?" Bu ifade Enes Ibn Sirin'in merkep üzerinde namaz kılınmasını garipsemediğini, sadece namaz kılarken kıble dışında bir yöne dönmeyi garip karşıladığını göstermektedir.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1. Bir kimse herhangi bir yerde namaz kılarken orada bulunan necasete doğrudan temas etmiyorsa kıldığı namaz geçerlidir. Çünkü bu rivayetten de anlaşılacağı üzere herhangi bir hayvan üzerinde mutlaka pislik bulunur; tüm vücudu temiz olsa bile pisliğin çıktığı yerde necaset olur. 2. Nebi (s.a.v.)'in fiilleri de sözleri gibi delildir, asla itiraz edilmeden kabul edilir.
3.Yoldan gelenlerin karşılanması güzel bir davranıştır. 4. Öğrenci hocasına davranışlarının sebeplerini sorabilir. 5. Hocanın vereceği cevap delile dayanmalıdır. 6. Soru sorarken sert ve haşin bir tarzda değil, yumuşak ve tatlı bir dille sormak gerekir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.