

Hadis, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namazının bütün sene aynı olduğunu ve vitirden önce uyumanın mekruh olduğunu göstermektedir. Çünkü Hz. Âişe'nin bunu Nebi s.a.v.'e sorması, bunun yasak olduğu görüşünün onun zihninde bulunduğunu anlatır. Nebi s.a.v. ise ona "kendisinin başkaları gibi olmadığını" söyleyerek cevap vermiştir. Hz. Hafsa, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazını oturarak kılmasının, ölümünden bir yıl önce olduğunu anlatmıştır.
Bu hadis, nafile namaza oturarak başlayan kişinin oturarak rüku' yapmasını, ayakta başlayan kişinin ayakta rüku' yapmasını şart koşanları reddetmektedir. Bu görüş Eşheb'den ve bazı Hanefiler'den rivayet edilmiştir. Bu konuda delil, Müslim ve diğer hadis imamlarının, Abdullah İbn Şakîk aracılığıyla Hz. Âişe'den rivayet ettikleri şu hadistir: Abdullah, Hz. Âişe'ye Nebi s.a.v.'in namazını sormuş, Âişe soruya verdiği cevapta şunları da söylemiştir: "Ayakta okursa rüku'u ayakta yapar, oturarak okursa rüku'u oturarak yapardı". Bu hadis sahihtir. Ancak bu, Urve'nin Hz. Âişe'den rivayet ettiği şeyin yasak olmasını gerektirmez. İki hadis şu şekilde uzlaştırılabilir: Nebi s.a.v. sağlığının iyi olup olmaması durumuna göre ikisini de yapardı.
>SONRAKİ EBVABU’T-TEHECCUD EK SAYFA – 592-2 باب: فضل الطهور بالليل والنهار، وفضل الصلاة بعد الوضوء بالليل والنهار. 17. Gece Gündüz Abdest Almanın, Abdest'ten Sonra Gece Gündüz Namaz Kılmanın Fazileti حدثنا إسحق بن نصر: حدثنا أبو أسامة، عن أبي حيان، عن أبي زرعة، عن أبي هريرة رضي الله عنه: أن النبي صلى الله عليه وسلم قال لبلال عند صلاة الفجر: (يا بلال، حدثني بأرجى عمل عملته في الإسلام، فإني سمعت دف نعليك بين يدي في الجنة). قال: ما عملت عملا أرجى عندي: أني لم أتطهر طهورا، في ساعة ليل أو نهار، إلا صليت بذلك الطهور ما كتب لي أن أصلي.قال أبو عبد الله: دف نعليك، يعني تحريك.
Buradaki Bilal, Nebi s.a.v.'in müezzini Bilal İbn Rebahtır (Bilal-i Habeşî). Nebi'in sabah namazında Bilal'e bu soruyu sorması, onun Bilal'ın cennette ayakkabılarının sesini duymasının rüyada gerçekleştiğini göstermektedir. Çünkü Nebi'in (s.a.v.) gördüğü rüyayı anlatması ve ashabının gördüğü rüyaları da yorumlaması onun bir sünneti idi. Bilal'ın "benim için takdir edildiği kadar" ifadesi farzı da nafileyi de kapsar. İbnü't-Tîn şöyle demiştir: Bilal'in en çok umut bağladığı şeyin bu ameli olduğuna inanmasının sebebi, Nebi'in (s.a.v.) amellerin en faziletlisinin namaz olduğuna dair sözünü bilmesiydi. Yine o gizli yapılan amelin, açıktan yapılan amelden daha faziletli olduğunu biliyordu.
Bu hadis, ibadetin sınırları konusunda içtihadın caiz olduğunu gösterir. Çünkü Bilal, zikrettiğimiz dereceye kendi çıkarımı ile ulaştı ve Nebi (s.a.v.) o’nu tasvib etti. İbnü'l-Cevzî şöyle demiştir: Bu hadis, abdestin amacından ayrı düşmemesi için abdestten sonra namaz kılmaya teşvik etmektedir. Mühelleb şöyle der: Bu hadis, Allah'ın kulunu yapmaya müyesser kıldığı bir amele çok fazla karşılık verdiğini göstermektedir.
Salih kimselere, Allah'ın yapmalarını nasip ettiği salih ameller sorulur, ta ki bu konuda başkaları onlara uysun. Hoca öğrencisine yaptığı ameli sorar; şayet amel iyi ise buna devam etmeye teşvik eder, amel iyi değil ise bunu yapmasını yasaklar. Abdeste devam etmek müstehaptır. Cennete gitmek, buna uygun bir karşılıktır. Çünkü kişinin abdeste devam etmesi, geceyi abdestli geçirmesini gerektirir. Geceyi abdestli olarak geçiren kişinin ruhu ise yükselir ve arşın altında secde eder. Bunu Beyhakî Şuabu'1-îman adlı eserinde Abdullah İbn Amr İbnü'l-As'tan rivayet etmiştir.
Arş cennetin tavanıdır. Büreyde hadisinin sonuna "Nebi (s.a.v.) böyle söyledi" ifadesini eklemiştir. Hadisten ilk anda anlaşıldığına göre bu sevap, Bilal'in o ameli sebebiyle gerçekleşmiştir. Bu hadis ile Nebi'in sallallahu aleyhi ve sellem "Hiçbirinizi ameli cennete sokamaz" sözü arasında bir çelişki yoktur. uzlaştırma konusunda ileri sürülen görüşlerin en meşhurlarından biri şudur: Cennete girmek aslen Allah'ın rahmeti ile olur, cennetteki derecelerin taksimi ise insanların yaptığı amellere göre olur.
Bu hadis, mutezilenin inancının aksine Cennetin şu anda mevcut olduğunu gösterir. Kirmanî'nin "kimse ölmeden önce cennete giremez" sözü ile Nebi'in sallallahu aleyhi ve sellem miraç gecesi en sahih görüşe göre uyanık bir halde iken cennete girmesi ilk bakışta çelişmektedir. Şayet Kirmanî'nin ifade ettiği görüş sabit İse bunu peygamberlerin dışındakilere hamletmek gerekir. Yahut da dünyada, dünya aleminden çıkıp melekut alemine girenlere özgü kabul etmek gerekir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.