

Namazda tükürme ile üflemenin aynı başlık altında bir araya getirilme gerekçesi şudur: Tükürme ve üflemenin her ikisinde de, bir söz teşkili için en azından gerekli olan iki harf çıkabilir. Buharî bunların bir kısmının caiz olduğuna, bir kısmının ise caiz olmadığına işaret etmiştir. Buharî'nin, tükürme ve üfleme sonucu kişinin ağzından çıkan harflerin tam bir sözcük oluşturması durumu ile böyle olmama durumunu birbirinden ayırmış olması muhtemeldir. Yahut da böyle bir şeyin ağızdan çıkmasının kesin olduğu durumlarda bunu yapmak zarar verir, değilse zarar vermez.
Bu hadis, bir kimsenin yaptığı bir fiilden dolayı bir topluluğu azarlamanın caiz olduğunu göstermektedir. Bunun gerekçesi de bu fiilin tekrarlanmamasıdır. İbn Battal şöyle demiştir: Malik'ten namazda iken üflemenin mekruh olduğu, ancak konuşmanın namazı bozmasının aksine bunun namazı bozmadığı rivayet edilmiştir. Bu aynı zamanda Ebu Yusuf, Eşheb, Ahmed İbn Hanbel ve Ishak'ın da görüşüdür.
Müdevuene'de "Üfleme de konuşma gibi namazı bozar" demiştir. Ebu Hanife ve İmam Muhammed şöyle derler: "Şayet üfleme işitilecek kadar ise söz hükmündedir, değilse söz hükmünde değildir." İlk görüş en evla olandır. Üfleme sırasında ağızdan çıkan "ü" ve "f harfleri, tükürme sırasında ağızdan çıkan "t" ve "f" harflerinden daha öte bir şey değildir. Alimler namazda iken tükürmenin caiz olduğunda ittifak ettiklerine göre bu üflemenin de caiz olduğunu gösterir. Çünkü aralarında fark yoktur. Buharî işte bu sebeple üfleme ile tükürmeyi aynı başlık altında zikretmiştir.
İbn Battal bu konuda Şafiîler'in görüşlerinden bahsetmemiştir. Onlara göre sahih olan görüş şudur: Üfleme, sümkürme, ağlama, inleme, ah çekme, nefes alma, gülme, öksürme gibi durumlarda insanın ağzından iki harf çıkarsa namaz bozulur, aksi takdirde namaz bozulmaz. İbn Dakîku'l- 'id şöyle demiştir: Üflemenin konuşmaya benzediği gerekçesi ile bunun namazı bozduğunu söylemek, zayıf bir gerekçedir. Bu reddedilir, çünkü sahih sünnette Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem güneş tutulması namazında üflediği sabittir.
Hatırlatma: İbnü'l-Münzir gülmenin namazı bozduğu konusunda icma bulunduğunu belirtmiş, bunu bir harf veya iki harf ile sımırlamamıştır. Gülme ile ağlama arasındaki fark şudur; Gülme; ağlama vb fiillerin aksine namazın saygınlığını zedeler. Bu sebeple Hanefîler ve diğerleri namazda Allah korkusundan dolayı ağlamanın namazı bozmadığını söylemişlerdir. باب: من صفق جاهلا من الرجال في صلاته لم تفسد صلاته.
13. Erkeklerden Bilmeksizin Namazda İken Elini Çırpan Kişinin Namazı Bozulmaz -فيه سهل بن سعد رضي الله عنه، عن النبي صلى الله عليه وسلم. Bu konuda Sehl İbn Sa'd'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den rivayet ettiği bir hadis bulunmaktadır. *********************************************************** باب: إذا قيل للمصلي تقدم، أو انتظر، فانتظر، فلا بأس. 14. Namaz Kılan Kişiye İlerle Veya Bekle" Denilir De O Da Beklerse Bunda Bir Sakınca Yoktur حدثنا محمد بن كثير: أخبرنا سفيان، عن أبي حازم، عن سهل بن سعد رضي الله عنه قال: كان الناس يصلون مع النبي صلى الله عليه وسلم، وهم عاقدو أزرهم، من الصغر على رقابهم، فقيل للنساء: (لا ترفعكن رؤوسكن، حتى يستوي الرجال جلوسا).
Bu hadiste bulunan fıkhı hükümlerden bazıları şunlardır: 1- Cemaatin fiilinin imamın fiilinden sonra gerçekleşmesi caizdir. 2- Cemaat halinde namaz kılınırken cemaatten bazıları namaz fiillerini diğerlerinden önce yapabilirler. 3- Namazda başkasının hakkı İçin ve namaz maksadı dışındaki bir sebeple beklemek caizdir. 4- İmamm rükuda iken cemaate sonradan gelen kişinin rükua ve teşehhüdde iken gelenin cemaate yetişmesi için beklemesi caizdir.
5- İbnü'l-Müneyyir yukarıda geçen sözün kadınlara namaz esnasında söylendiğini belirterek bundan şu sonucu çıkarmıştır: Namazdaki kişinin kendisine hafif bir şekilde bir şey söyleyen kişinin sözünü dinlemesi caizdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.