

Zeyn İbnü'l-Müneyyir şöyle der: Zikredilen ayetin konu başlığı ile ilgisi şudur: Ayet, hiç ecel gelmeyecekmiş gibi düşünüp uzun vadede gerçekleşecek emellerle meşgul olarak infakta bulunmayı ertelememe konusunda uyarı yapmakta; ölüm gelmeden önce sadaka vermeye teşvik etmektedir. Hadiste geçen "sıhhatli" ifadesinden kasıt, kişinin, ölüm hastalığı gelip hayattaki arzularından el etek çekmeden önceki sağlıklı dönemdir. Zaten hadisin son kısmında yer alan, "can boğaza gelinceye kadar erteleme" ifadesi de buna işaret etmektedir. Cimrilik gibi bir engel bulunmasına rağmen, nefis mücadelesi yapıp sadaka vermek, sadaka veren kişinin samimi olduğunu ve Allah'ın rızasını talep ederek böyle bir davranışta bulunduğunu gösterir. Bu da ölüm gelip çattıktan sonra yapılan tasadduktan daha faziletlidir. Burada, verilen sadakayı faziletli kılan, kişinin cimriliği değil, buna rağmen hayırda bulunmuş olmasıdır.
Hadisteki, "sadaka vermen" anlamındaki ..... ifadesi hakkında Hattabî şöyle demiştir: Ölüm hastalığı (marazı mevt) kişiyi, malı hakkında bazı tasarruflar bakımından kısıtlar. Bir kimsenin, ölüm hastalığında gösterdiği cömertlik, ondaki cimriliği ortadan kaldırmaz. Bundan dolayı cimrilik için sıhhatli olma şart koşulmuştur. Çünkü kişi, bu iki halde iken yaşamaya devam etme arzusu içinde olduğu için mal onun kalbinde bir etki bırakır. Bu sebeple fakirlik onu korkutmaktadır.
İbn Battal ve diğer bazı alimler şöyle demiştir: Cimrilik genellikle sıhhatli iken görülen bir durum olduğu için böyle bir dönemde yapılan sadakada, en samimi niyetler ve en büyük ecirler vardır. Fakat hayattan umudunu kesmiş ve malın artık başkalarına geçmek üzere olduğunu gören kişi böyle değildir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.