

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Bu başlık ile kasdedilen, bilmeden zengine sadaka verilirse bu sadakanın makbul sayılmasıdır. Hadisteki, "Bütün hamdler sana mahsustur" ifadesini şu şekilde anlamak gerekir: Burada edilen hamd, hak etmeyen birine sadaka verildiği İçin değil, bu işin, Allah'ın iradesiyle olmasından dolayıdır. Çünkü Allah'ın irade ettiği her şey güzeldir. "Ona biri geldi" şeklinde tercüme ettiğimiz فأتي kelimesi hakkında Kirmani bunu onun rüyada gördüğünü söylemiştir.
Hadîs, o dönemde sadakanın, iyi İnsanlardan İhtiyaç sahiplerine mahsus olduğunu göstermektedir. Bundan dolayı insanlar, sayılan üç kişiye sadaka verilmesine hayret etmişlerdir. Hadisten Çıkan Sonuçlar Bu hadise göre, sadaka veren kimsenin niyeti doğru olduktan sonra yerini bulmasa bile verilen sadaka makbuldür. Fakihler, bunun, farz olan zekat olması halinde sorumluluğu ortadan kaldırıp kaldırmayacağı konusunda görüş ayrılığı içindedir. Hadis, bu noktada kesin bir hüküm taşımamaktadır. Bundan dolayı Buharî konu (bab) başlığı seçerken kesin bir hüküm verme yoluna gitmemiştir.
Bu hadis, sadaka verirken ihlaslı olmanın ve gizli vermenin faziletini, eğer yerini bulmamış ise yeniden sadaka vermenin müstehap olduğunu gösterir. Aksi ortaya çıkana kadar hüküm zahire göre verilir. Hadiste Allah'a teslim olmanın ve hükmüne rıza göstermenin bereketine işaret bulunmaktadır. Ayrıca hadis, Allah'ın yazmış olduğu kader ve kazadan rahatsızlık duymanın da yerilen bir davranış olduğunu gösterir. Nitekim seleften bazı alimler de "Kabul edilmediği bilinse bile hizmet bırakılmaz" demiştir.