

Ortaklık olarak tercüme ettiğimiz خليطين kelimesi ile kasdedilen anlam konusunda ihtilaf edilmiştir: Ebu Hanîfe bunun, "ortaklık" anlamında olduğunu belirterek, "Her bir ortağın, sadece, ortaklık olmasaydı ne kadar vermesi gerekiyorsa o kadar zekat vermesi farzdır" demiştir. Ibn Cerîr et-Taberî bu görüşü eleştirerek, "Eğer ortaklığın olması ile olmamasının hükmü aynı ise bu hadis faydasız kalmaktadır. Nehiy (yasaklama) ancak nehiyden önceki duruma göre farklılık arzetmesi halinde yapılır. Eğer (Ebu Hanîfe'nin dediği gibi olsaydı) ortakların birbirine rücu etmesinin bir anlamı kalmazdı."
Rücu ile ilgili olarak Hattabî şöyle demiştir: "Örneğin, her birinin yirmi koyunu olacak şekilde, iki kimseye ait kırk koyun olsa, taraflar, hangi koyunların kendilerine ait olduğunu da bilse, zekat memuru da onlardan birinden bir koyunu zekat olarak alsa, koyunu veren, yarım koyun değerini vermesi için diğer ortağa rücu eder. Bu, "komşuluk ortaklığı" (hultatü'l-civar) olarak adlandırılan bir meseledir.
İmam Malik de, Süfyan-i Sevrî'nin, "Her birinin kırkar koyunu olmadıkça zekat vacip olmaz" şeklindeki görüşünü benimsemiştir. Şafii, Ahmed ve ehl-i hadis ise şu görüştedir; Eğer hayvanları zekat nisabına ulaşmış ise zekatı verirler. Onlara göre "karışma" (hulta), otlak, ağıl, belirli bir tarla ve damızlık erkek hayvan bakımından olabilir. Bunlardan daha özel anlamı, ortaklık bakımından karışmadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.