

İstemeyip onurlu davranmak" dînî bakımından faydalı olan şeyler hariç her şeyi kapsar. Yanımda bulunan malı asla sizden saklamam" ifadesi, Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem cömertliğini ve Allah'ın emirlerini yerine getirdiğini gösterir. Hadisten Şu Sonuçlar Çıkarılabilir: 1. Dilenen kimseye iki kez verilir. 2. Dilenen kimseye, (isteği karşılanmıyorsa) özür beyan etmek ve onu, dilenmeyip onurlu olmaya teşvik etmek gerekir.
3. İstememek, sabretmek, istemeden rızkın gelmesini beklemek evla olsaydı bile ihtiyaç halinde dilenmek caizdir. Muhatap açısından ifade daha güçlü olsun diye "Nefsim kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki" diye yemin edilmiştir. İslam dini, dilenmeyi mekruh bir davranış olarak görmemiş olsaydı, çalışmayı, dilenmeye daha üstün tutmazdı. Çünkü dilenmek, dilenen kişiyi, hem istemenin, hem de isteyip de reddedilmenin verdiği ezikliğe (zillete) sokar. Diğer yandan, dilenilen kimse de, her isteyene verecek olsa kendisi malî sıkıntı içine düşer.
‘‘Onun için hayırlıdır" ifadesi, "Dilenmek hayırlıdır, ama dilenmemek daha hayırlıdır" anlamında değildir. Çünkü kazanma gücü olan kimsenin dilenmesinde hiçbir hayır yoktur. Şafiiler'de sağlam olan görüşe göre, bu durumda olan kimsenin dilenmesi haramdır. Belki de, hayırlı olma, dilenen kişi onu öyle zannettiği için, ona uygun olarak kullanılmıştır. Oysa gerçekte dilenmesi onun için bir şer’dir.
‘‘Yeşil ve tatlı" sıfatları nefs böyle şeylere meylettiği için kullanılmıştır. İnsan leziz ve yeşil meyvelere iştah duyar. Yeşil, kuru olan şeylere göre daha çok rağbet görür. Tatlı da, ekşi olan şeylere göre daha çok tercih edilir. Eğer hem yeşil hem de tatlı olursa insanın iştahı çok daha fazla kabarır. ‘‘Tamah etmeden" şeklinde tercüme ettiğimiz بسخاوة نفس ifadesi, "dilenmeden alan’’ anlamındadır. Tabii bu, alan kişi açısından verilen anlama göredir. Veren kişinin niteliği olması da muhtemeldir. Bu durumda anlam, "gönül hoşluğu içinde’’ şeklinde olur.
Yiyip yiyip doymayan", hastalığından dolayı tokluk hissetmeyen "yalancı açlık’’ olarak nitelenen durumda olan kişi anlamındadır. Böyle kişi, yedikçe açlığı daha da artar, tokluk duymaz. Hakkı olmasına rağmen Hakîm bunu almaktan kaçınmıştır. Çünkü o, bir kimseden bir şey kabul ettiği zaman bunun adet haline gelmesinden, nefsinin, sınırları zorlayıp istemediği şeylere de arzu duymasından korkmuş ve bundan dolayı almaktan kaçınmıştır.
Hz. Ömer etraftaki insanları şahit tutmuştur. Çünkü işin iç yüzünü bilmeyen insanlar, onun, Hakîm'e hakkını vermediğini söyleyebilirdi. İbn Ebi Cemre şöyle demiştir: Hakîm hadisinden çıkarılacak birçok sonuç vardır: 1. (Bir şeyi) Tamah etmeden almak, kişiye zühd sevabı kazandırır. Rızkı bereketlendirir. Dolayısıyla şu açıkça ortaya çıkmaktadır ki, zühd, hem dünya hem de ahiret hayrını birlikte kazandırır.
2. Hadiste, işitip de akletmeyen insanlar için güzel bir örnek vardır. Çünkü çoğu insan, bereketin çok malda olduğunu zanneder. Oysa hadisten anlaşıldığına göre, bereket, Allah'ın yarattığı şeylerden biridir. 3. Başka bir misal de şöyledir: Kişi, doymak için yemek yer. Yemek yiyip doymuyorsa, bu onun için boşa kürek çekmek anlamına gelir. İşte mal da böyledir. Bizatihi bir faydası yoktur. Mal, sadece ondan yarar sağlandığı için vardır. Kişide çok fazla mal olsa da istifade edemese, bu, yok hükmünde olur.
4. Devlet başkanı, dilenmenin kötülüğünü, nasihatin faydalı olması ve dilencinin yapılan açıklamaları, vermemek için bir bahane olarak anlamaması için, ancak onun ihtiyacını giderdikten sonra açıklamalıdır. 5. Üç kez dilenmek caizdir. Dördüncü kez dilenen kimseye engel olmak caizdir. Allah [c.c) en iyisini bilir. 6. Üstün / faziletli kimselerin istemesi (dilenmesi) onlar için utanç verici bir şey değildir.
7. Üçüncüden sonra dilenen kimseyi geri çevirmek mekruh değildir. 8. İsterken kısa kesmek bereket getirir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.