

İbnü’t-Tin, “Bayramdan önce, sabah namazından sonra, bayram namazına Çıkmadan önce demektir" demiştir. ibn Uyeyne ise "Tefsirinde, Ömer ve İkrime'den naklen şöyle demiştir: “Kişi, (ıtır sadakasını) bayram günü iki namaz arasında (sabah namazı ile bayram namazı arasında) verir. Çünkü Allah Teala, "Temizlenen, Rabbinin adını anıp Ona kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir"[A'la, 14] buyurmaktadır.
باب: صدقة الفطر على الحر والمملوك. 77- Hürlerin Ve Kölelerin Fitr Sadakası Verme Yükümlülükleri -وقال الزهري، في المملوكين للتجارة: يزكى في التجارة، ويزكى في الفطر. Zührî ticaret için elde bulundurulan kölelerle ilgili olarak, "Ticaret malı olduğu için zekatı verilir. Diğer yandan fitr sadakası da verilir" demiştir. حدثنا أبو النعمان: حدثنا حماد بن زيد: حدثنا أيوب، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما قال: فرض النبي صلى الله عليه وسلم صدقة الفطر، أو قال: رمضان، على الذكر والأنثى، والحر والمملوك، صاعا من تمر أو صاعا من شعير، فعدل الناس به نصف صاع من بر.
فكان ابن عمر رضي الله عنهما: يعطي التمر، فأعوز أهل المدينة من التمر، فأعطى شعيرا. فكان ابن عمر: يعطي عن الصغير والكبير، حتى إن كان يعطي عن بني. وكان ابن عمر رضي الله عنهما: يعطيها الذين يقبلونها، وكانوا يعطون قبل الفطر بيوم أو يومين. Malik'in, Muvatta'da Nafi'den naklettiğine göre İbn Ömer fıtır sadakasını kuru hurma olarak verirdi. Sadece bir kere arpa olarak vermiştir.
İbn Ömer'in, hurma olarak vermesi, fıtır sadakası olarak hurma vermenin en faziletli yöntem olduğuna işaret etmektedir. Cafer el-Ferbabî Ebu Miclez yoluyla şöyle rivayet etmiştir: "Allah uygulamalar için genişlik tanımıştır. Buğday hurmadan daha iyidir. Buğday veremez miyiz?" diye sordum. İbn Ömer, "Ben sadece sahabîlerin verdiği gibi veririm" dedi. Demek ki onlar, fıtır sadakasını, saklanıp bekletilebilen gıda maddelerinin en değerlisi (hurma) ile vermekteydiler. Çünkü Ebu Saîd el-Hudrî hadisine göre, her ne kadar İbn Ömer, sadece hurma olarak verilebileceğini anlamış olsa bile, hurma diğerlerine göre daha üstündür. Allah (c.c) en iyisini bilir.
İbn Ömer'in uygulaması, rivayet ettiği hadisi en iyi anlayan kişinin o olması gerektiği anlayışından dolayı zikredilmiştir. Nafi'in oğullarının fıtır sadakasını vermesi, eğer Nafi' onun kölesi iken vermiş İse, bunda her hangi bir sorun yoktur. Eğer azat ettikten sonra ise, bu durumda İbn Ömer'in, bunu teberru olarak yaptığı kabul edilir. İbnü'l-Münzir, İbn İshak'tan şöyle nakletmiştir: "Nafi'in aktardığına göre, İbn Ömer, ailesinden, hür, köle, küçük, büyük olanların ve Müslüman olsun kafir olsun kölelerinin fıtır sadakasını verirdi."
Bu rivayet, İbn Reşîd'in daha önce geçen görüşünü desteklemektedir. İbnü'l-Münzir, bu rivayeti, kafirler için nafile olarak verdiği şeklinde yorumlamıştır. "Kabul edenlere" sözü, devlet başkanının fıtır sadakalarını toplamak için tayin ettiği görevliler anlamındadır. İbn Battal da kesin olarak bu görüştedir. Ibnü't-Teymî ise, "Ben fakirim" diyenler anlamında olduğunu belirtmiştir, birincı görüş daha güçlüdür.
باب: صدقة الفطر على الصغير والكبير. 78- Küçüklerin Ve Büyüklerin Fitr Sadakası Verme Yükümlülükleri

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.