

Hadis, Müslim'de şu ifadelerle yer almıştır: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceyi Zû Tuva'da geçirip sabah olduğu zaman da gusül abdesti almadıkça Mekke'ye girmezdi." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye geceleyin ancak Ci'rane umresi sırasında girmiştir. Ci'rane'de ihrama girdikten sonra geceleyin Mekke'ye girmiş, umresini tamamladıktan sonra yine Cirane'ye dönmüş ve sabaha kadar geceyi orada geçirmiştir. Sünen sahibi üç alim de olayı bu şekilde rivayet etmiştir.
Saîd İbn Mansûr'un naklettiğine göre İbrahim en-Nehaî "(Sahabiler) Mekke'ye gündüz girip oradan gece ayrılmayı severlerdi" demiştir. Ata', "Dilerseniz Mekke'ye geceleyin girin. Çünkü siz Resulullah s.a.v. gibi değilsiniz. O önder bir şahsiyetti. Bundan dolayı insanları görebilmek amacıyla gündüz vakti girmeyi daha uygun bulmuştur" demiştir. Buna göre, insanların önder kabul edip örnek aldığı kimselerin Mekke'ye gündüz vakti girmesi müstehaptır.
باب: من أين يدخل مكة. 40- Mekke'ye Nereden Girilir حدثنا إبراهيم بن المنذر قال: حدثني معن قال: حدثني مالك، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما قال: كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يدخل من الثنية العليا، ويخرج من الثنية السفلى. Keda, Mekke'Iilerin Mualla adlı kabristanına doğru inilen yerdir ki buraya "Hacûn" da denilmektedir. KİTABU’L-HAC EK SAYFA – 782-2 باب: فضل مكة وبنيانها.
42- Mekke Ve Kabe'nin Fazileti -وقوله تعالى: {وإذ جعلنا البيت مثابة للناس وأمنا واتخذوا من مقام إبراهيم مصلى وعهدنا إلى إبراهيم وإسماعيل أن طهرا بيتي للطائفين والعاكفين والركع السجود. وإذ قال إبراهيم رب اجعل هذا البلد آمنا وارزق أهله من الثمرات من آمن منهم بالله واليوم الآخر قال ومن كفر فأمتعه قليلا ثم أضطره إلى عذاب النار وبئس المصير. وإذ يرفع إبراهيم القواعد من البيت وإسماعيل ربنا تقبل منا إنك أنت السميع العليم.
ربنا واجعلما مسلمين لك ومن ذريتنا أمة مسلمة لك وأرنا مناسكنا وتب علينا إنك أنت التواب الرحيم}. /البقرة: 126 - 128/. Allah (c.c) Kur'an'da şöyle buyurmuştur: "Biz Kabe'yi insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de ibrahim'in makamından bir namaz yeri edinin. İbrahim ve ismail'e; tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik. ibrahim demişti ki: Ey Rabbiml Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle. Allah buyurdu ki: kim inkar ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası! Bir zamanlar İbrahim İsmail ile beraber Beytullah'ın temellerini yükseltiyor (şöyle diyorlardı): Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin. Ey Rabbimiz! Bizi, sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.[Bakara 125-128]

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.