

Burada, Kabe'nin, ahir zamanda yıkılmasından bahsedilmektedir. Hz. Aişe'nin sözü ile konu başlığının ilgisi şöyle kurulabilir: Kabe'ye bir kaç saldırı gerçekleştirilecektir. Bu saldırılardan bir kısmını Cenab-ı Allah savacak, bir kısmı ise mümkün olacaktır. Bu ibarelerden anlaşıldığı kadarıyla Kabe'yi yıkacak olan saldırıdan önce de bazı saldırılar olacak ve yıkılması hadisesi ise, daha önce yapılan diğer saldırılardan sonra gerçekleşecektir.
Fakihî'nin, Mücahid'den yaptığı rivayette şöyle bir ilave vardır: "İbnü'z-Zübeyr Kabe'yi yıktığı zaman, acaba Abdullah İbn Amr'ın belirttiği nitelikler yıkan kimsede bulunuyor mu diye ona bakmak için geldim. Fakat bu nitelikleri onda göremedim." Bu hadisin, "Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken, bizim (Mekke'yi/ güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi ?"[Ankebut 67] mealindeki ayetle çeliştiği söylenebilir. Çünkü Allah, Kabe'yi, henüz kıble değil iken, fillere ve onlarla birlikte gelen orduya karşı korumuştur. Kabe müslümanların kıbles. olduktan sonra Habeşli biri nasıl olurda gelip Kabe'ye saldırabilir?
Bu soruya şöyle cevap verilebilir: Kabe'nin yıkılması ahir zamanda, kıyametin yakın olduğu bir dönemde gerçekleşecektir. O zaman yeryüzünde "Allah' diyecek hiç bir kimse kalmamış olacaktır. Nitekim, Sahihi Müs/İm"de geçen bir hadiste, 'Yeryüzünde "Allah" denilmez bîr durum ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır" buyurulmaktadır. Bundan dolayı Saîd İbn Sem'an'ın rivayetinde, "(Kabe yıkıldıktan sonra) asla bir daha imar edilmeyecektir" buyurulmuştur.
Önceki zamanlarda, Yezid zamanında, Şamlılar tarafından, ve ondan sonra da başkaları tarafından bir çok kez Kabe'ye saldırılmıştır. En büyük saldırılardan biri 300'lü yıllardan sonra vuku bulan Karamita olayıdır. Onlar, tavaf sırasında sayılamayacak kadar çok insanı katletmişler, Hacerü'l-Esved'i söküp kendi memleketlerine götürmüşlerdir. Uzun bir süre sonra iade etmişlerdir. Bundan sonra da defalarca saldırılar meydana gelmiştir. Bütün bu olaylar, yukarıda mealini verdiğimiz Ankebut suresi 67. ayeti ile çelişmez.
Çünkü bunlar, Müslümanlar tarafından yapılan saldırılardır ki söz konusu olaylar, "Kabe'ye ancak ehli (Müslümanlar) tarafından el konulacaktır" hadisine de uygun düşmektedir. Bunların, Hz. Nebi tarafından önceden haber verilmesi de peygamberlik alametlerindendir. Diğer yandan ayette, sözü edilen emniyet halinin sürekli olacağını belirten bir İfade bulunmamaktadır. Allah (c.c) en iyisini bilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.