

Hadis, namazda olduğu gibi, tavafta da setr-i avret'in (örtülmesi gereken yerleri örtmenin) şart olduğuna delildir. Bu hadisin bir bölümü, "namaz" bölümünün başlarında geçmişti.(Bk. 369 nolu hadis) Hanefiler bu konuda farklı görüştedir. Onlar şöyle demiştir: "Tavafta örtülmesi gereken yerleri örtmek şart değildir. Bir kimse (örtünmesi gereken yerlerin bir kısmı) çıplak olarak tavaf etse Mekke'de bulunduğu sürece tavafı iade eder. Eğer Mekke'den çıkarsa bir küçük baş kurban kesmesi gerekir."
İbn İshak bu hadisin varid olma sebebi ile ilgili olarak şöyle demiştir: "Bu olayı ilk olarak Kureyş'liler, Fil yılından önce veya sonra ortaya çıkarmışlardır. Benimsedikleri bu yönteme göre, bir kişi ancak, kendisine, başkaları tarafından çıkarılıp verilen elbise ile tavaf yapabilecektir. Eğer bu nitelikte bir elbise bulamaz ise çıplak olarak tavaf edecektir. Eğer bu kurala uymaz da elbisesi ile tavaf ederse tavafı bitirince o elbiseyi atacak ve bir daha aynı elbiseyi kullanmayacaktır. İslam geldikten sonra bu tür örfleri ve kuralların tamamını kaldırmıştır."
KİTABU’L-HAC EK SAYFA – 803-2 باب: إذا وقف في الطواف. 68- Tavaf Sırasında Durmak -وقال عطاء، فيمن يطوف فتقام الصلاة، أو يدفع عن مكانه: إذا سلم يرجع إلى حيث قطع عليه. ويذكر نحوه عن ابن عمر وعبد الرحمن بن أبي بكر رضي الله عنهم. Ata', tavaf ettiği sırada namaza durulması veya tavaf eden kişinin bulunduğu yerden çıkartılması hali ile ilgili olarak, "Selam verdiği zaman tavafını nerede bırakmış ise oradan devam eder" demiştir.
İbn Ömer ve Abdurrahman İbn Ebû Bekir'den de bu yönde görüş nakledilmiştir. Konu başlığı, tavaf sırasında durulur ise yapmakta olduğu tavafın baştan alınması gerekir mi gerekmez mi, meselesini ifade etmektedir. Buhari, burada belki de, Hasen'den gelen şu rivayete işaret etmek istemiştir: "Tavaf yapmakta olan bir kimsenin önünde namaza durulsa ve bu kişi de tavafına ara verse, bu durumda tavafı baştan alması gerekir, kaldığı yerden devam edemez." Alimler çoğunluğu bu görüşe karşı çıkmış ve kaldığı yerden devam edebileceğini belirtmiştir. Malik bu hükmü sadece farz namazlar ile sınırlandırmıştır.
Şafiî'nin görüşü de böyledir. Farz dışındaki namazlarda ise tavafı tamamlamak evladır. Eğer böyle durumlarda tavaftan çıkarsa kaldığı yerden tavafına devam eder. Ebu Hanife ve Eşheb, "Tavafı böler, daha sonra kaldığı yerden devam eder" demişlerdir. Alimler çoğunluğu, ihtiyaç halinde tavafa ara verilebileceği görüşünü tercih etmiştir. Nafi', "Tavaf sırasında kılınan namazlarda kıyamı uzatmak bidattir" demiştir.
باب: صلى النبي صلى الله عليه وسلم لسبوعه ركعتين. 69- Tavafın Yedinci Şavtını Tamamladıktan Sonra İki Rekat Namaz Kılmak -وقال نافع: كان ابن عمر رضي الله عنهما يصلي لكل سبوع ركعتين. وقال إسماعيل بن أمية: قلت للزهري: إن عطاء يقول: تجزئه المكتوبة من ركعتي الطواف؟ فقال: السنة أفضل، لم يطف النبي صلى الله عليه وسلم سبوعا قط إلا صلى ركعتين. - Nafi' şöyle demiştir: "İbn Ömer, bütün tavaflarında yedinci şavttan sonra iki rekat namaz kılardı." - İsmail İbn Ümeyye, Zührî'ye şöyle demiştir: "Ata, Tavaftan sonra kılınan farz namaz, iki rekat tavaf namazı yerine geçer' diyor. - Bunun üzerine Zührî, "Sünneti (yani tavaf namazını) kılmak daha faziletlidir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yaptığı bütün tavaflarda yedinci şavt'tan sonra iki rekat namaz kılmıştır" demiştir.
حدثنا قتيبة بن سعيد: حدثنا سفيان، عن عمرو: وسألنا ابن عمر رضي الله عنهما: أيقع الرجل على امرأته في العمرة، قبل أن يطوف بين الصفا والمروة؟ قال: قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم، فطاف بالبيت سبعا، ثم صلى خلف المقام ركعتين، وطاف بين الصفا والمروة، وقال: {لقد كان لكم في رسول الله أسوة حسنة}. قال: وسألت جابر بن عبد الله رضي الله عنهما، فقال: لا يقرب الرجل امرأته حتى يطوف بين الصفا والمروة.
Safa ile merve arasında yapılan şeye "sa'y" denir tavaf denmez. Bazı Şafiî alimler şöyle demiştir: "Eğer Ebu Hanife ve Malik gibi, iki rekat tavaf namazı vaciptir dersek, her tavaf için bu namazın vacip olması gerekir." Rafiî de, "Tavaf namazının vacip olduğunu söylesek bile bu, tavafın sahih olma şartı değildir. En doğrusu, alimler çoğunluğunun söylediği gibi tavaf namazının sünnet olmasıdır" demiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.