

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Ata’, hacılara verilen suyun zemzem olduğunu söylemiştir. Ezrakî şöyle der: "Abdümenaf, kova ve benzeri kaplarla Mekke'ye su taşırlar ve bunları, Kabe'nin avlusundaki deri kaplara boşaltırlardı. Daha sonra bu işi oğlu Haşim, ondan sonra da Abdülmuttalib yapmıştır. Zemzem kuyusu açılınca Abdülmut-talib kuru üzüm ile zemzemi karıştırıp nebiz yaparak insanların içmesi için dağıtırdı."
İbn İshak şöyle anlatır; "Yönetim Kusay İbn Kilab'a verilince, hıcace (Kabe'nin kapıcılığı ve anahtarlarının korunması), sikaye (hacılara su dağıtımı), liva (sancaktariık), rifade (hacılara yemek dağıtmak) ve daru'n-nedve görevleri ona verilmişti. Daha sonra oğulları bu konuda anlaşma yapmışlardı. Buna göre, Abdümenaf, sikaye ve rifade hizmetini; diğer iki kardeş ise kalan hizmetleri yürütecekti. Abdülmut-talib'ten sonra sikaye hizmetini oğlu Abbas üstlenmiştir. Abbas o gün, kardeşlen içinde en genç olanı idi. İslam geldiği zaman bu hizmet hala onda idi. Hz. Nebi de bunu onaylamıştır. Bugün de bu hizmeti Abbas oğulları îfa etmektedir.
Mekke'de gecelemek konusunda verilen ruhsat hakkında alimlerin farklı görüşleri vardır. Bunlar içinde en güçlü olanı Şafiîlere ait şu görüştür. "En doğrusu, bu hükmün ne onlara ne de sikaye (hacılara su verme) hizmetine mahsus olmasıdır. Bu hadis, kamu yararına hizmet yürütenlerin bu kapsamda olduğuna delil olarak getirilmiştir." Ne Hz. Nebi'in ne de ailesinin (bu sudan) içmesi haramdır. Çünkü Abbas, zemzem suyunu hacılara ikram etme hizmetini bu yüzden yapmaktadır.
Resûlullah da söz konusu sudan içmiştir. İbnü'l-Müneyyir, "Haşiye"de, şöyle kaydeder: "Böyle durumlarda, söz konusu hizmetin, kamu yararına sunulduğu kabul edilir. Bu, zenginler için bir hediye, fakirler için ise sadaka olarak kabul edilir." Başkasından su istenebilir. Daha evla bir maslahat söz konusu İse kişi, kendisine sunulan ikramı geri çevirmemelidir.
Hacılara su vermek, özellikle de zemzem ikram etmek teşvik edilmiştir. Bu hadis, ashabın, Hz. Nebi'e uyma konusunda ne kadar hırslı olduğunu göstermektedir. Yiyecek ve içecekleri çirkin görmenin kötü olduğu görülmektedir. İbnü'l-Müneyyir, "Haşiye"de, şöyle der: "Bu hadis, eşyada aslolanm temizlik olduğunu göstermektedir. Çünkü Resûlullah insanların elini sokmuş olduğu bir suyu içmiştir."
باب: ما جاء في زمزم. 76- Zemzem Suyu İle İlgili Bilgiler وقال عبدان: أخبرنا عبد الله: أخبرنا يونس، عن الزهري: قال أنس بن مالك: كان أبو ذر رضي الله عنه يحدث: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (فرج سقفي وأنا بمكة، فنزل جبريل عليه السلام، ففرج صدري، ثم غسله بماء زمزم، ثم جاء بطست من ذهب، ممتلئ حكمة وإيمانا، فأفرغها في صدري ثم أطبقه، ثم أخذ بيدي فعرج إلى السماء الدنيا، قال جبريل لخازن السماء الدنيا: افتح، قال: من هذا؟ قال: جبريل).
Buhari'ye göre, zemzemin fazileti konusunda onun şartlarına uyan bir hadis sabit olmamıştır. Bu konuda Müslim'de yer alan, Ebû Zerr'den nakledilen bir hadiste, "(Zemzem) yemeklerin hasıdır" buyurulmuştur. Tayalisî de, Müslim'deki rivayete ek olarak, "(Zemzem) hastalığın şifasıdır" ilavesini nakletmiştir. "Müstedrek" adlı eserde İbn Abbas'tan "merfû" olarak nakledilen bir hadiste, "Zemzem suyu ne için içilir ise onun içindir"
buyurulmuştur. Hadiste geçen ravîler sika (güvenilir) kimselerdir. Bu hadisin, mürsel olup olmadığı konusunda ihtilaf edilmiş ise de mürsel olması daha doğru bir görüştür. Zemzem suyu, "bol" olduğu için "zemzem" olarak adlandırılmıştır. "Çok su" anlamında, "ma' zemzem" tabiri kullanılmaktadır. İbn Mace'de şöyle bir ifade yer alır: "Asım, "Ben bu olayı İkrime'ye söyleyince İkrime, Hz. Nebi'in bunu yapmadığına yani ayakta su içmediğine, çünkü onun o sırada binek üzerinde olduğuna dair yemin etti"
demiştir." Daha önce, Ebu Davud'da yer alan, İkrime'nin İbn Abbas'tan yaptığı bir nakilde, İbn Abbas, "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem devesini çöktürdü ve iki rekat namaz kıldı" demiştir. Belki de Resûlullah devesinden indikten sonra zemzem içmiştir. Belki de İkrime, Hz. Nebi ayakta içmeyi yasakladığı için bu şekilde karşı çıkmıştır. Ne var ki Buhari'nin Hz. Ali'den yaptığı bir rivayete göre, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ayakta iken su içmiştir. Bu durumda yapılan fiilin, ayakta su içmenin caiz olduğunu göstermek amacıyla yapıldığı yönünde bir yorum yapmak gerekir.