

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Başlık, "kıran haccı yapan kimsenin bir tavaf yapmasının yeterli olması veya iki tavaf yapmasının gerekli olması" konusunu ifade etmektedir. Zikredilen iki hadis, açıkça, kıran haccı yapan kimselerin, tıpkı ifrad haccı yapan kimseler gibi sadece bir tavaf yapmalarının vacip olduğunu göstermektedir. باب: الطواف على وضوء. 78- Tavafın Abdestli Olarak Yapılması حدثنا أحمد بن عيسى: حدثنا ابن وهب قال: أخبرني عمرو بن الحارث، عن محمد بن عبد الرحمن بن نوفل القرشي: أنه سأل عروة بن الزبير فقال: قد حج النبي صلى الله عليه وسلم، فأخبرتني عائشة رضي الله عنها: أنه أول شيء بدأ به حين قدم أنه توضأ، ثم طاف بالبيت، ثم لم تكن عمرة. ثم حج أبو بكر رضي الله عنه، فكان أول شيء بدأ به الطواف بالبيت، ثم لم تكن عمرة، ثم عمر رضي الله عنه مثل ذلك، ثم حج عثمان رضي الله عنه، فرأيته: أول شيء بدأ به الطواف بالبيت، ثم لم تكن عمرة، ثم معاوية وعبد الله بن عمر، ثم حججت مع أبي - الزبير بن العوام - فكان أول شيء بدأ به الطواف بالبيت، ثم لم تكن عمرة، ثم رأيت المهاجرين والأنصار يفعلون ذلك، ثم لم تكن عمرة، ثم آخر من رأيت فعل ذلك ابن عمر، ثم لم ينقضها عمرة، وهذا ابن عمر عندهم فلا يسألونه، ولا أحد ممن مضى، ما كانوا يبدؤون بشيء، حتى يضعوا أقدامهم من الطواف بالبيت، ثم لا يحلون، وقد رأيت أمي وخالتي، حين تقدمان، لا تبتدئان بشيء أول من البيت، تطوفان به، ثم لا تحلان. وقد أخبرتني أمي: أنها أهلت هي وأختها والزبير، وفلان وفلان، بعمرة، فلما مسحوا الركن حلوا.
Hadiste, "(Hac) menasıkinızi benden öğrenin" hadisi ile birlikte düşünmediğimiz sürece, tavafın, abdestli yapılmasının şart olduğunu gösteren bir delil bulunmamaktadır. Alimler çoğunluğu, tavaf için abdestli olmanın şart olduğu görüşündedir. Kûfeli bazı alimler şart olmadığını ileri sürerler. Hz. Nebi'in, Hz. Aişe'ye hitaben söylediği "(adetten) temizleninceye kadar Kabe'yi tavaf etme" sözü, bu görüşe karşı bir delildir. Delil olma yönüne iki konu sonra temas edilecektir.
KİTABU’L-HAC EK SAYFA – 807-2 باب: وجوب الصفا والمروة، وجعل من شعائر الله. 79- Safa İle Merve Arasında Sa'y Etmenin Gerekliliği Ve Allah'ın Koymuş Olduğu Şiarlardan Olması حدثنا أبو اليمان: أخبرنا شعيب، عن الزهري: قال عروة: سألت عائشة رضي الله عنها، فقلت لها: أرأيت قول الله تعالى: {إن الصفا والمروة من شعائر الله فمن حج البيت أو اعتمر فلا جناح عليه أن يطوف بهما}. فوالله ما على أحد جناح أن لا يطوف بالصفا والمروة، قالت: بئس ما قلت يا ابن أختي، إن هذه لو كانت كما أولتها عليه، كانت: لا جناح عليه أن لا يتطوف بهما، ولكنها أنزلت في الأنصار، كانوا قبل أن يسلموا، يهلون لمناة الطاغية، التي كانوا يعبدونها عند المشلل، فكان من أهل يتحرج أن يطوف بالصفا والمروة، فلما أسلموا، سألوا رسول الله صلى الله عليه وسلم عن ذلك، قالوا: يا رسول الله، إنا كنا نتحرج أن نطوف بين الصفا والمروة، فأنزل الله تعالى: {إن الصفا والمروة من شعائر الله}. الآية.
قالت عائشة رضي الله عنها: وقد سن رسول الله صلى الله عليه وسلم الطواف بينهما، فليس لأحد أن يترك الطواف بينهما. ثم أخبرت أبا بكر بن عبد الرحمن فقال: إن هذا لعلم ماكنت سمعته، ولقد سمعت رجالا من أهل العلم يذكرون: أن الناس، إلا من ذكرت عائشة ممن كان يهل بمناة، كانوا يطوفون كلهم بالصفا والمروة، فلما ذكر الله تعالى الطواف بالبيت، ولم يذكر الصفا والمروة في القرآن، قالوا: يا رسول الله، كنا نطوف بالصفا والمروة، وإن الله أنزل الطواف بالبيت فلم يذكر الصفا، فهل علينا من حرج أن نطوف بالصفا والمروة، فأنزل الله تعالى: {إن الصفا والمروة من شعائر الله}. الآية.
قال أبو بكر: فأسمع هذه الآية نزلت في الفريقين كليهما، في الذين كانوا يتحرجون أن يطوفوا بالجاهلية بالصفا والمروة، والذين يطوفون ثم تحرجوا أن يطوفوا بهما في الإسلام، من أجل أن الله تعالى أمر بالطواف بالبيت، ولم يذكر الصفا، حتى ذكر ذلك، بعدما ذكر الطواف بالبيت. Safa ile Merve arasında sa'yetmenin vacip olması, onların Allah tarafından nişane kılınmalarından anlaşılmaktadır. İbnül-Müneyyir, "Haşiye"sinde böyle söylemiştir.
Ezherî, "Şeair, Allah'ın yönlendirip daimi surette yerine getirilmesini emrettiği şeydir" demiştir. Cevheri ise, "Şeair, hac görevleri ve Allah'a itaat olmak üzere nişane kılınmış her şeydir" demiştir. Safa ile Merve arasını say'ın vacip olduğu hükmü, Hz. Aişe'nin şu sözünden de çıkarılabilir: "Allah, Safa ile Merve arasında sa'yetmeyen kimsenin ne haccmı ne de umresini tamam kabul eder."
Ebu Hanife'ye göre, Safa ile Merve arasında sa'y etmek vaciptir. Etmeyen kimsenin, bir küçük baş hayvanı kurban kesmesi gerekir. Menat, cahiliyye dönemindeki bir putun adıdır. "Ey Allah'ın Resulü! Biz daha önce Safa ile Merve'yi tavaf etmekten kaçmıyorduk" sözü, onların sadece Menat’ı tavaf ile yetindiklerini, Safa ile Merve arasında tavaf etmediklerini, dolayısıyla bunun hükmünü sorduklarını göstermektedir.
Nesaî'nin güçlü bir senetle naklettiğine göre Zeyd İbn Harise şöyle demiştir: "Safa ve Merve tepesinde iki adet bakır put vardı. dokunurlardı." Taberanî ve İbn Ebi Hatim "hasen" bir senetle İbn Abbas'ın şöyle dediğini nakletmişlerdir: "Ensarlı Müslümanlar, "Safa ile Merve arasında sa'y etmek cahiliyye işlerinden biridir" demişti. Bunun üzerine Allah (c.c), "Şüphe yok ki, Safa ile Merve, Allah'ın (hac ibadeti için) koyduğu alametlerdendir. Her kim Beytullah'ı ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur"[Bakara 158] ayetini indirdi."
Önemli Not: Hz. Nebiin sünnet olarak ortaya koyması, "Sünneti ile, farz olduğunu ortaya koydu" anlamındadır. Yoksa Hz. aişe bunun farz olmadığını söylemek istememiştir. Onun, "Allah, Safa ile Merve arasında say etmeyen kimsenin ne haccmı ne de umresini tamam kabul eder" sözü de bu görüşü teyit etmektedir.