

Buharî, başlıkta, "adetli kadın, tavaf dışında haccın bütün menasikini yerine getirir" şeklinde kesin bir hüküm cümlesi kullanmıştır. Çünkü bu konudaki rivayetler çok açıktır. İkinci konuyu ise, "abdestsiz olarak safa ile merve arasında sa'y etmek" şeklinde ihtimalli bir şekilde ifade etmiştir. İbnü'l-Münzir, Hasen-i Basrî dışında, seleften hiçbir kimseden, sa'y ederken abdestli olmanın şart olduğu yönünde bir görüş nakletmemiştir.
İbn Ebi Şeybe, İbn Ömer'den sahih bir senetle şöyle bir rivayette bulunmuştur: "Bir kadın, tavaf ettikten sonra, Safa ile Merve arasında say etmeden önce adet görür ise sa'y etsin." Abdül A'la da, Hişam yoluyla Hasen'den benzer bir rivayet nakletmiştir. Bu rivayet Hasen'den sahih bir senetle gelmiştir. Belki de o, adetli ile abdestsiz bir halde olan kadını farklı değerlendirmiştir ki bu konuya ileride yer verilecektir.
İbn Battal şöyle der: "Buharî, Hz. Nebi'in Hz. Aişe'ye söylediği, 'Hacıların yaptığı fiilleri sen de yap, sadece temizleninceye kadar Kabe'yi tavaf etme" sözünden yola çıkarak adetli kadının sa'y edebileceğini anlamıştır. Bundan dolayı da, "Abdestsiz olarak say etmek" ifadesini kullanmıştır." Bu güzel bir yorumdur. Alimler çoğunluğunun yorumuna da ters düşmemektedir.
Buhari burada üç hadise yer vermiştir: Birinci hadiste yer alan, "Hacıların yaptığı fiilleri sen de yap, sadece temizleninceye kadar Kabe'yi tavaf etme" ifadesi, adetli bir kadının kanının kesilip gusül abdesti alana kadar tavaf edemeyeceğini açıkça beyan etmektedir. Çünkü ibadetlerde söz konusu olan yasaklamalar, fesadı gerektirir. Bu da, eğer yapılır ise, tavafın batıl olmasını gerektirir. Alimler çoğunluğuna göre, cünüp ve abdestsiz kimseler de bu kapsamdadır. Kûfeli bir grup alim ise abdestin şart olmadığı görüşündedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.