

Hz. Nebi, Hz. Ali'den yalnızca kesim sırasında hayvanın başında bulunmasını istemiş olabileceği gibi bundan daha genel olarak hayvanın yemine, otlamasına, sulanmasına vb. konulara dikkat etmesini de istemiş olabilir. Bu rivayette kesilecek hayvanların sayısı belirtilmemiştir. Bu ikisi dışında üçüncü bir rivayette bunların sayısının yüz deve olduğu belirtilmiştir.
Ebu Davud, Mücahid aracılığıyla Hz. Ali'den şunu rivayet etmiştir: "Hz. Nebi otuz deve kesti. Sonra da bana geri kalanları kesmemi emretti, ben de kestim". Bundan daha uzun olan sahihi Müslim'in Cabir'den rivayet ettiği hadistir ki bir bölümü şöyledir: "Daha sonra Hz. Nebi kesim yerine gitti, altmış üç deve kesti. Sonra bıçağı Ali'ye verdi. O da geri kalanları kesti.
Ali'yi hedye ortak kıldı. Sonra her bir kurbanın bir parçasının alınmasını emretti. Bunlar bir tencereye kondu ve pişirildi. Hz. Nebi ve Hz. Ali bunların etlerinden yediler, çorbasını içtiler". Bundan anlaşıldığına göre kesilen develerin sayısı yüz idi. Hz. Nebi altmış üç tanesini kesti, geri kalanları da Hz. Ali kesti. Bu hadisten ilk anda kasaba hiçbir şey verilmemesi anlaşılmaktaysa da asıl kastedilen kasaba, hayvan kesim ücreti olarak etlerden bir şey verilmemesidir.
باب: يتصدق بجلود الهدي. 121- Hedy Kurbanının Derisi Tasadduk Edilir. حدثنا مسدد: حدثنا يحيى، عن ابن جريج قال: أخبرني الحسن بن مسلم وعبد الكريم الجزري: أن مجاهدا أخبرهما: أن عبد الرحمن بن أبي ليلى أخبره: أن عليا رضي الله عنه أخبره: أن النبي صلى الله عليه وسلم أمره أن يقوم على بدنه، وأن يقسم بدنه كلها، لحومها وجلودها وجلالها، ولا يعطي في جزارتها شيئا. Hayvanı kesen kasaba, ücret olarak kesilen hayvandan vermenin hükmü: İbn Huzeyme şöyle demiştir: Burada dağıtmaktan kasıt, her bir deveden alınmasını emredip pişirilen bir parça et hariç geri kalanının fakirlere dağıtılma-sıdır. Kasaba verilmesini yasaklaması ise kasaplık ücreti olarak verilmesi ile ilgilidir.
Beğavî de Şerhu's-sünne isimli eserinde bu görüşü kabul ederek şöyle demiştir: Kasaba ücreti tam olarak ödendikten sonra, şayet fakir ise tıpkı diğer fakirlere verildiği gibi ona da bu etten verilmesinde bir sakınca yoktur. Kimileri şöyle demiştir: Kasaba ücret olarak verilmesinin yasaklanması, verilen şeyin bedel yerine geçmesindendir. Ancak bunun sadaka veya hediye olarak verilmesi yahut da ödenen ücretten başka fazladan verilmesi kıyasa göre caizdir.
Kurtubî şöyle demiştir: Hadiste, "deri" ve "heybe", "efe atfedilerek zikredildiğinden, -etlerin hükmünün onlara da verilmesi sebebiyle- derilerin ve heybelerin de satılamayacağını gösterir. Fakihler onun etinin satılamayacağı konusunda ittifak etmişlerdir. Derileri ve heybeleri de aynı hükme tabidir. Evzaî, Ahmed, İshak ve Ebu Sevr bunu caiz görmüştür. Şafiîlerdeki görüşlerden biri de bu yöndedir. Bu görüşte olanlar şöyle demişlerdir: Kurban kesilince kimlere dağıtılıyorsa bu satımdan elde edilen bedel de onlara verilir.
باب: يتصدق بجلال البدن. 122- Hedy Kurbanın Semeri Tasadduk Edilir

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.