

Bu konuda, şeytan taşlamanın vakti veya hükmü ele alınmaktadır. Şeytan taşlamanın hükmü: Alimler şeytan taşlamanın hükmünde farklı görüşler belirtmişlerdir. Çoğunluğa göre bu farzdır. Terk edilmesi halinde kurban ile telafi edilmesi gerekir. Malikîlere göre sünnet-i müekkededir, terki durumunda telafisi gerekir. Ma-likîlerden bir rivayete göre ise büyük şeytanı taşlamak haccın rüknüdür, terk edilmesi halinde hac batıl olur.
Bunun mukabili olan diğer bir görüş ise şudur: Bu, tekbiri muhafaza için meşru kılınmıştır. Kişi şeytan taşlamayı terk ettiği halde tekbiri getirirse bu yeterli olur. İbn Cerir bu görüşü Hz. aişe ve başkalarından nakletmiştir. İbn Ömer, anlaşıldığı kadarıyla soruyu soran kişinin, emirine muhalefet etmesinden ve bunun bir zarar getirmesinden korktuğu için böyle söyledi. Kişi soruyu tekrarlayınca bildiğini saklaması caiz olmadığından, Hz.
Nebi zamanındaki uygulamaları ona bildirdi. Şeytan taşlamanın vakti Kurban bayramının birinci günü dışındaki günlerde şeytan taşlamada sünnet olan vakit öğleden sonradır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir. Ata ve Tavus buna muhalefet ederek " Zeval vaktinden önce taşlamak caizdir" demişlerdir. Hanefîler nefir gününde öğleden önce taşlamaya izin vermişlerdir.
İshak şöyle demiştir: Öğleden önce taşladığında bunu tekrarlar, ancak üçüncü gün bunu yapmışsa yeterli olur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.