

Buharî'nin Konu İle İlgili Görüşü Buharı konu ile ilgili olarak İbn Abbas'ın hadisine yer vermiştir. Öyle anlaşılıyor ki "ihramlmm evlenmesi yasağı" Buharî'ye göre sahih olmadığı gibi, ihramlı iken evlenme serbestisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e de özgü değildir. Buharı Nikah bölümünde "ihramlmm evlenmesi" başlığına yer vererek sadece bu hadisi zikretmiştir. Burada nikah ile kastedilen evlilik akdidir, cinsel ilişki değildir. Çünkü cinsel ilişkinin hac ve umreyi bozduğu konusunda icma vardır.
Meymune'nin Evliliği Konusundaki Farklı Rivayetler Meymune'nin evliliği konusunda farklı rivayetler söz konusudur: a- İbn Abbas'tan nakledilen meşhur rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla ihramlı iken evlenmiştir. Aynı konu Aişe r.anha ve Ebu Hureyre'den de rivayet edilmiştir. b- Meymune'nin kendisinden bir rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evlilik esnasında ihramlı değildi. Ebu Rafi'den de bunun benzeri rivayet edilmiş, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Meymune'ye elçi olarak Ebu Rafi'i gönderdiği belirtilmiştir. Bu konudaki geniş açıklama Meğazî bölümünde "kaza umresi" konusunda gelecektir.
İhramlı’nın Evlenmesi Konusunda Farklı Görüşler İhramlı kimsenin evlenmesi konusunda farklı görüşler vardır: a- Alimlerin çoğunluğu Müslim'de yer alan, Hz. Osman'ın rivayet ettiği "İhramlı kişi ne evlenebilir ne de evlendirilebılir hadisi sebebiyle bunu haram kabul etmişler, Meymune hadisine de şu şekilde cevap vermişlerdir: "Vakıanın nasıl meydana geldiğinde ihtilaf edilmiştir. Bu yüzden bu delil olmaz". Ayrıca ihramlı iken evlenme Hz. Nebi'e özgü de olabilir. Bu yüzden ihramlı’nın evlenmesini yasaklayan hadisin esas alınması daha evladır.
b- Ata', İkrime ve Kufeliler (Hanefîler) şöyle demişlerdir: İhramlı kişinin, cinsel ilişkide bulunmak amacıyla cariye satın alması caiz olduğu gibi evlenmesi de caizdir. Bu görüş şu şekilde eleştirilmiştir: Bu, sünnetin hükmü ile çelişen bir kıyas olduğundan itibara alınmaz. Hz. Osman'ın hadisini cinsel ilişki şeklinde yorumlamaları ise hadiste geçen "evliliğe talip olamaz" şeklindeki açık ifade ile reddedilmektedir.
İHSAR VE CEZA-İ’S-SAYD EK SAYFA – 871-2 باب: ما ينهى من الطيب للمحرم والمحرمة. 13- İhrama Giren Erkek Ve Kadının Güzel Koku Sürünmesinin Yasak Olması -وقالت عائشة رضي الله عنها: لا تلبس المحرمة ثوبا بورس أو زعفران. Aişe r.anha şöyle demiştir: İhramlı kadın vers veya za'feran sürülmüş elbise giyemez. حدثنا عبد الله بن يزيد: حدثنا الليث: حدثنا نافع، عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما قال: قام رجل فقال: يا رسول الله، ماذا تأمرنا أن نلبس من الثياب في الإحرام؟ فقال النبي صلى الله عليه وسلم: (لا تلبسوا القميص، ولا السراويلات، ولا العمائم، ولا البرانس، إلا أن يكون أحد ليست له نعلان فليلبس الخفين، وليقطع أسفل من الكعبين، ولا تلبسوا شيئا مسه الزعفران ولا الورس، ولا تنتقب المرأة المحرمة، ولا تلبس القفازين).تابعه موسى بن عقبة، وإسماعيل بن إبراهيم بن عقبة، وجويرية، وابن إسحق: في النقاب والقفازين.
وقال عبيد الله: ولا ورس. وكان يقول: لا تنتقب المحرمة ولا تلبس القفازين. وقال مالك، عن نافع، عن ابن عمر: لا تنتقب المحرمة. وتابعه ليث بن أبي سليم. İhramlı iken güzel koku sürünmenin yasak olması konusunda erkek ve kadın arasında fark yoktur. Alimler bu konuda ihtilaf etmemişler, bazı şeylerin güzel koku sayılıp sayılmaması konusunda ise farklı yorumlar yapmışlardır.
İhramlı kişiye güzel kokunun yasaklanmasının hikmeti, güzel kokunun cinsel ilişkiye yönlendiren ve onun başlangıcını oluşturan fiillerden olması, bunun ise ihramlınm haline uymamasıdır. Çünkü ihramlı kişinin saçı-başı dağınık, üstü başı tozludur. Kadının yüzüne peçe takması ve eline eldiven giymesinin yasaklanması, ilk anda bu yasağın kadına özgü olduğunu göstermekle birlikte erkeğin eldiven takması da yasaktır. Çünkü eldiven, ayakkabı hükmündedir. Çünkü her ikisi de bedenin bir parçasını örtmektedir.
Hadisten ilk anda vers ve zaferan dışındaki kokuların sürülmesinin yasak olmadığı anlaşılsa da alimler hükümlerindeki ortaklık sebebiyle diğer güzel kokuları da buna katmışlardır. Zaferan ve vers dışındaki şeylerle boyanmış ihramın giyilmesi konusunda ise ihtilaf etmişlerdir. Vers, Yemen'de yetişen bir bitkidir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "telbiye getirerek diriltilecektir" sözü, Malikîlerin ve Hanefilerin görüşünün aksine ölen kişinin ihramının devam ettiğine delil gösterilmiştir.
Hadiste Yer Alan Bazı Hususlar 1- Hayvana binen kişiye "vakfe yapıyor" denilebilir. 2- İhramda iken telbiyeye devam etmek müstehabtır. Arafat'a yönelmekle telbiye kesilmez. 3- İhramlı kişinin sidr vb. gibi, güzel koku sayılmayan bitkileri kullanarak yıkanması caizdir. Hz. Nebi'in "onu su ve sidr ile yıkayın" sözünü delil getiren Şafii, harem bölgesindeki sidr ağacının kesilebileceği görüşünü kabul etmiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.