

İtikafın Mescitte Olması Şart Mıdır? Ayetin buna delil getirilme yönü şudur: Mescit dışında itikafın yapılması sahih olsa, cinsel ilişkinin haram kılınması sadece itikaf sebebiyle değil aynı zamanda mescitte bulunma sebebiyle de olurdu. Oysa cinsel ilişkinin itikafla çeliştiği konusunda icma vardır. Bundan anlaşılmaktadır ki mescitlerin zikredilmesi ile kastedilen, başka yerlerde itikafın olmayacağını anlatmaktır.
Ibnü'l-Münzir ayette geçen "mübaşera" kelimesinin cinsel ilişki anlamına geldiği konusunda icma bulunduğunu nakletmiştir. Alimler itikafın meşru olması için mescidin şart olduğunda ittifak etmişlerdir. Hanefîler kadının evindeki mescitte yani namaz kılmak için ayrılan yerde itikaf yapmasını caiz görmüşlerdir. Şafiî'nin önceki görüşü de böyledir. Şafiîlerden bazılarına ve Malikîlere göre ise hem erkekler hem de kadınların mescit dışında itikaf yapmaları caizdir. Çünkü evlerde yapılan nafile ibadetler daha faziletlidir.
Ebu Hanife ve Ahmed İbn Hanbel itikafın yalnızca (Cuma ve bayram gibi toplu) namazların kılındığı mescitlere özgü olduğu görüşünü kabul etmiştir. Ebu Yusuf bunun yalnızca vacip itikafta şart olduğunu, nafile itikafın ise her mescitte yapılabileceğini söylemiştir. Çoğunluk ise ayetin genel ifadesi sebebiyle İtikafın her mescitte yapılabileceği görüşünü benimsemiştir. Ancak kendisine Cuma namazı farz olanların Cuma kılınan bir camide itikaf yapmalarını Şafiî müstehap kabul etmiştir. Malik ise bunu şart kılmıştır. Çünkü bu ikisine göre itikaf Cuma namazına gitme ile kesintiye uğrar. İtikafa başlandığında bu kişiye vacip olur.
Zührî gibi seleften bir grup mutlak olarak bunun Cuma namazı kılınan bir camide olmasını şart koşmuş, Şafiî de önceki görüşünde bunu ima etmiştir. Huzeyfe İbnü'l-Yeman itikafı yalnızca üç mescide, Ata yalnızca Mekke ve Medine mescidine, İbnü'l-Müseyyeb ise yalnızca Medine mescidine özgü kabul etmiştir. İtikafın Süresi İtikafın zaman bakımından üst sınırı olmadığında alimler ittifak etmişler, en az ne kadar olacağında ise ihtilaf etmişlerdir.
İtikafta oruç tutmayı şart koşanlar itikafın en az süresinin bir gün olduğunu kabul etmiştir. İbn Kudame'nin aktardığına göre oruç şartı ile birlikte bir günden aha az zamanda da itikaf yapılabileceğini kabul edenler vardır. Malik'ten bir rivayete göre itikafın en azı on gün, bir başka rivayete göre ise bir yahut iki gündür. İtikafta orucu şart koşmayanlara göre bunun en azı "kalma / bekleme / durma" denilebilecek en az sürenin geçmesidir. İtikafta oturmak şart değildir. Bir görüşe göre Arafat vakfesinde olduğu gibi yürüyüp geçmek yeterlidir.
İtikafın Bozulduğu Durumlar Cinsel ilişki ile itikafın bozulacağı konusunda ittifak vardır. Hasan ve Zührî şöyle demiştir: "İtikafta iken cinsel ilişkide bulunan kişiye kefaret gerekir". Mücahid "iki dinar sadaka verir" demiştir. Cinsel ilişki dışındaki şeylerde ihtilaf edilmiştir. Dokunma konusunda üç görüş vardır. Bunların üçüncüsü "şayet erkek itikaf halinde iken kadına dokunduğunda kendisinden meni gelirse itikafı bozulur, değilse bozulmaz".
İtikafın Hükmü Ebu Davud, Ahmed İbn Hanbel'den şunu rivayet etmiştir: "İtikafın sünnet olduğu konusunda alimlerden hiçbirinin farklı görüş belirttiğini bilmiyorum".

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.