

[En Üstün Kazanç Yolu Nedir?] Alimler en faziletli kazanç yolunun ne olduğu konusunda farklı görüşlere sahiptirler. Maverdî şöyle demiştir: Temel kazanç yolları; tarım, ticaret ve san'attır. Şafiî'nin görüşüne en uygun olanı, bu kazanç yolları içinde en üstününün ticaret olduğudur. Bana göre ise en üstünü tarımdır. Çünkü tarım, tevekküle daha yakın bir iştir.
Nevevî, bu konuda yer alan Mikdam hadisi sebebiyle Maverdî'nin görüşünü eleştirmiş ve şöyle demiştir: "Kazanç yollarının en üstünü konusunda en doğru görüş, kişinin kendi eliyle bir şey yapmasının üstün olduğudur. Şayet kişi tarım ile uğraşıyorsa onun açısından tarım, el ile çalışmayı da içerdiğinden en üstün kazanç olur. Ayrıca bunda tevekkül bulunduğu gibi, hem insanlar hem de hayvanlar için genel yarar da bulunmaktadır. Yine tarımda genellikle, bir bedel ödemeksizin tarım ürününün yenmesi de söz konusudur. Kişinin kendi el emeğiyle elde ettiği kazançlar içinde, kafirlerin mallarından cihad yoluyla kazanılan mallar tarımdan da üstündür. Bu, Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve ashabının kazancı olduğu gibi, Allah'ın kelimesini yüceltme, düşmanların kelimelerini alçaltma ve uhrevî faydası sebebiyle de kazançların en üstünüdür. Kendi eli ile çalışmayan kimse açısından tarım en üstün kazanç yoludur".
Ben (İbn Hacer) derim ki: Bu görüş, tarımın başkalarına da yararı olması ile ilgili bir görüştür. Oysa başkasına yararlı olma yalnızca tarıma özgü değildir. El ile yapılan her türlü faaliyetin başkasına da yararı vardır. Çünkü bu, insanların ihtiyaç duyduğu şeyleri üretme özelliğini barındırmaktadır. Gerçek şu ki, kazanç yolları farklı derecelere sahiptir. Bu, durumlara ve kişilere göre değişir. Doğrusunu Allah bilir.
Ibnü'I-Münzir şöyle demiştir: Kişinin el emeği ile çalışması, Ebu Hureyre'nin r.a. rivayet ettiği hadiste açıkça belirtildiği üzere ancak işi yapan kişinin samimiyetine bağlı olarak diğer kazanç yollarından üstün olabilir. Ben {İbn Hacer) derim ki: Bunun şartı, kişinin rızkın kazançtan geldiğine inanmaması, aksine bu kazanç vasıtasıyla Allah'tan geldiğine inanmasıdır.
Hz. Ebu Bekir'in r.a. sözünden, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için daha önceden ticaret işiyle uğraştığı, bundan aciz olmadığı anlaşılmaktadır. Bu, ihtiyaç duyduğunda devlet hazinesinden aldığı malın gerekçesini izah sadedinde giriş olarak söylenmiştir. Bu hadis, kişinin kendi el emeğinin üstünlüğünü, kişinin kendi yaptığı işin, başkasının yaptığı işten daha önce geldiğini gösterir.
Hadiste, yalnızca Hz. Davud'un zikredilmesinin hikmeti şudur: Hz. Davud'un yalnızca kendi el emeği ile kazandığı kazancı yemesi bir ihtiyaçtan kaynaklanmıyordu. Çünkü o, Yüce Allah'ın da belirttiği gibi yeryüzünde halife idi. O, daha üstün olan kazanç yolunu tercih ettiği için böyle yapıyordu. Bu sebeple Hz. Nebi, en hayırlı kazancın el emeği ile elde edilen kazanç olduğuna dair delil sadedinde Hz. Davud'un olayını zikretmiştir.
Hadis, kazanç için çalışmanın tevekküle aykırı olmadığını göstermektedir. Bir şeyi delili ile birlikte zikretmek, dinleyeni daha çok tatmin eder.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.