

Bu konu, başlıkta yer alan husus gerçekleştiğinde muhayyerliğin sona erip ermeyeceğini belirtmektedir. Satın Alınan Malda, Teslim Almadan Önce Tasarrufta Bulunmak Ibnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: Buharî, konudaki İbn Ömer'in ikinci hadisi ile meclis muhayyerliğini ispat etmeyi istemektedir. Hadisten anlaşıldığına göre alıcı, satın aldığı malda bir tasarrufta bulunur ve satıcı herhangi bir tepki göstermezse, satıcının muhayyerlik hakkı ortadan kalkar. Nitekim Buharî de bunu anlatmıştır.
İbn Battal şöyle demiştir: Alıcı malda hibe ve azat gibi bir tasarrufta bulunup da satıcı buna tepki göstermediğinde satım akdinin caiz olduğu konusunda alimler icma etmekle birlikte, satıcının tepki göstermesi ve razı olmaması halinde ne olacağı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Satım akdinin, bedenen ayrılmaya gerek olmaksızın sözle tamam olacağını kabul edenler bu akdi onaylamaktadır. Satım akdinin, iki tarafın bedenen ayrılmasıyla kesinlik kazanacağını kabul edenler ise bunu onaylamamaktadır. Hadis onların aleyhine delildir. Durum, mutlak olarak İbn Battal'ın dediği gibi değildir.
Satın Alınan Malın, Teslim Alınmadan Önce Başkasına Satılması Alimler satım akitleri arasında şu şekilde ayrım yapmışlardır: Teslim almadan önce yiyecek maddesinin satılamayacağı konusunda ittifak etmişlerdir. Yiyecek maddesi dışındaki şeylerde İse birkaç görüş vardır: 1- Teslim alınmadan önce hiçbir şey satılamaz. Bu, Şafiî ve Muhammed İbn Hasen'in görüşüdür.
2- Ev ve arazi gibi malların dışındakiler teslim alınmadan önce satılabilir. Bu görüş, Ebu Hanİfe ve Ebu Yusufa aittir. 3- Ölçülen ve tartılan mallar dışında mutlak olarak caizdir. Bu, Evzaî, Ahmed ve İshak'ın görüşüdür. 4- Yiyecek ve içecek maddeleri dışında mutlak olarak caizdir. Bu, Malik ve Ebu Sevr'in görüşü olup, İbnü'l-Münzir de bunu tercih etmiştir.
Satın Alınan Malda, Teslimden Önce Yapılan Diğer Tasarruflar Satın alınan kölenin teslimden önce azat edilmesi konusunda da alimler ihtilaf etmiştir. Çoğunluğa göre bu sahih olup, azat teslim alma yerine geçer. Alıcının peşin akitte bedeli ödememesi sebebiyle satıcının hapis hakkının olması ya da olmaması durumu değiştirmez. En doğru görüşe göre teslim alınmayan malın vakfedilmesi de sahihtir.
Teslim alınmayan malın hibe ve rehnedilmesi konusunda görüş ayrılıkları vardır. Şafiîlerdeki en doğru görüşe göre ikisi de sahih değildir. Hadisten Çıkan Sonuçlar Bu hadis, sahabenin Hz. Nebi'e ne kadar saygı duyduklarını ve yürüyüş sırasında onun önüne geçmediklerini göstermektedir. Hayvanların ilerlemesine mani olmak caizdir. Satım akdinde mal sahibinin malını arz etmesi şart değildir. Bu olmaksızın satıcıdan malını satması istenebilir.
Bedeli ödenmeden önce satın alınan malda tasarrufta bulunmak caizdir. Bu hadis, Hz. Nebi'in sahabenin durumlarını ne ölçüde gözettiğini, onları mutlu etmeye ne kadar hırslı olduğunu da göstermektedir. ibn Ömer'in, Hz. Osman'ın yanından çıkması satım akdinin kesinleşmesi, Hz. Osman'ın akdi feshetme hakkının kalmaması içindi. İbn Ömer'in "ben onu Semud arazisine üç günlük bir mesafeye yollarken o beni Medine'ye üç günlük bir mesafeye yollamış!" sözü şu anlama gelir: Ben, onun satım akdi öncesinde sahip olduğu arazi ile satım akdi sonrası sahip olduğu arazinin mesafesini üç günlük arttırdım. O ise benim daha önceden sahip olduğum arazi ile satım akdi sonrası sahip olduğum arazinin mesafesini üç gün azalttı.
Her iki arazi de orada bulunduğu halde İbn Ömer "Medine'ye" demiştir. İbn Ömer Medine'ye yakın olmayı istediğinden "onu aldatmışım" demiştir. Bu hadis, satım akdinin yapıldığı yerde bulunmayan bir malın, niteliklerinin belirtilerek satılmasının caiz olduğunu göstermektedir. Hadis, kişinin kendi maslahatını başkasının maslahatına tercih etmesi konusuna da temas etmektedir.
Yine hadis, arazinin arazi karşılığı satılabileceğini, satım akdinde meydana gelen aldanma sebebiyle akdin geri çevrilmeyeceğini de göstermektedir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.