

Yukarıdaki iki hadis dört hüküm veya cariyenin (haram yolla elde ettiği) kazanç ile, zinadan elde edilen geliri ayrı değerlendirirsek beş hüküm içermektedir: 1. Köpeğin bedeli. Yasaklamadan ilk akla gelen anlama göre köpeğin satılması haram kılınmıştır. Bu hüküm, edinilmesi caiz olan av için öğretilmiş köpekleri kapsadığı gibi, edinilmesi caiz olmayan diğer köpekleri de kapsar. Bu görüşü benimseyenlere göre, köpeği telef eden kimsenin, değerini tazmin etmesi gerekmez. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir.
İmam Malik, "Köpeğin satılması caiz değildir. Köpeği telef eden, kıymetini tazminle yükümlüdür" demiştir. Bir rivayete göre Malik'in alimler çoğunluğu gibi düşündüğü, bir rivayete göre ise Ebu Hanife gibi, "Satılması caizdir, değerini tazmin etmek gerekir" görüşünde olduğu nakledilmiştir. Ata ve Nehai "Diğerleri hariç, sadece av köpeklerinin satılması caizdir" demiştir.
Ebu Davud'un, İbn Abbas r.a.'dan naklettiği "merfu" bir hadis şöyledir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem köpek bedelini yasakladı ve "Bir kimse sizden köpek bedelini isterse avucuna toprak doldur" buyurdu. Hadisin senedi sahihtir. Şafiilere göre köpeğin satılmasının haram olmasındaki illet mutlak olarak necis olmasıdır. Bu özellik, hem (av için) eğitilmiş olanlarda hem de diğerlerinde bulunmaktadır.
Köpeği necis kabul etmeyenlere göre illet, köpek edinmenin yasaklanması ve öldürülmesinin emredilmiş olmasıdır. Bundan dolayı edinilmesine izin verilen köpeklerin satılması, genel hükümden istisna edilmiştir. Kurtubi şöyle der: Malik'in meşhur görüşüne göre, köpek edinmek caiz, satmak mekruhtur. Eğer satılmış ise, akit feshedilmez. Buna göre şöyle denilebilir: Köpek ona göre necis değildir. Bundan dolayı caiz olan menfaatleri için köpek edinmeye izin vermiştir. Dolayısıyla bu durumda köpek, diğer mallarla aynı hükümdedir. Fakat İslam, köpeğin satılmasını tenzıhen mekruh kılmıştır. Çünkü bu, güzel ahlak sayılan bir davranış değildir.
2. Zina ücreti. Zinakar kadının, yaptığı fiile karşılık aldığı ücret. Mecazen mehir olarak isimlendirilmiştir. Bu konuda, "Zinaya zorlanmış cariyeye mehir yoktur" hükmü delil olarak getirilmiştir. Şafiilerde bir görüşe göre mehrin efendiye verilmesi gerekir. 3. Cariyenin (haram yoldan elde ettiği) kazancı. Ebu Hureyre'nin naklettiği hadis şöyledir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, cariyenin kazancını yasaklamıştır." Ebu Davud'un, Rafi' İbn Hadlc'den naklettiği hadis şöyledir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem, nereden kazandığını bilmedikçe cariyenin kazancını yasakladı" Demek ki cariyenin zina yoluyla elde ettiği kazanç yasaklanmıştır, yoksa mubah yoldan elde ettiği kazancı haram değildir.
Ancak Ebu Davud'un, Rufaa İbn Rafi'den "merfu' olarak naklettiği hadis, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, elinin emeği olmadıkça, cariyenin kazancını yasakladı" şeklindedir. İplik eğirmek, yün ditmek gibi şeyler helal kabul edilen kazançlardır. 4. Kahinlik ücreti. Batıl bir yol ile bedel almak olduğu için alimlerin ittifakıyla haramdır. Diğer yandan kahinlik, fal bakmak, taş atmak v.b. ğaybtan haber verme anlamına gelen bir çok şeyi içermektedir.
5. Kan ücreti. Kan ücreti ile neyin kastedildiği konusunda görüş ayrılığı bulunmaktadır: Bir görüşe göre hacamat ücretidir. Diğer bir görüşe göre, ilk akla gelen anlamında olduğu gibi, kan satımından alınan ücrettir. Kastedilen anlam şöyledir: Nasıl murdar hayvan ve domuz satmak haram kılınmış ise kan satmak da haram kılınmıştır. Kan satmak ve karşılığında bir bedel almak alimlerin ittifakıyla haramdır.
Hacamatçıların aldığı ücret konusu, inşaallah (kiralama) bölümünde geecektir. KİTABU’L-BUYU’ BİTTİ.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.