

Konu başlığı, peşin selem akdini caiz görenlere bir anlamda red niteliği taşımaktadır ki, bu görüşü savunanlar Şafiilerdir. Çoğunluk alimlere göre peşin selem olamaz. Peşin selemi caiz görenler, hadisteki, "belirli bir vadede" ifadesini şöyle yorumlamıştır: "Vadeli selem akdi yapmak isteyen, bunu, belirsiz bir vade ile değil de, vadeyi belirleyerek yapsın." Peşin yapılan selem ise, evleviyetle caiz bir işlem olur. Çünkü, garar bulunmasına rağmen vadeli selem caiz olduğuna göre, garardan uzak olan peşin selem haydi haydi caiz olur Bu görüş (selemin belirli bir vadede olması gerektiği), mükatebe akdinin caiz olması öne sürülerek eleştirilmiştir Bu tenkide şöyle cevap verilmiştir: İkisi arasında fark vardır Çünkü mükatebe akdinde vadenin belirsiz olmasını, çoğunlukla kölenin peşin ödemeye gücü yetmeyeceği için İslam (nass) teşri! kılmıştır.
İbn Abbas'ın görüşünü, Şafii, Ebu Hassan el-A'rac'ten şöyle nakletmiştir: "Ben şahitlik ederim ki, belirlenmiş bir vadede, tazmin yükümlülüğü üstlenilen selem, Allah'ın, Kur'an'da helal kıldığı ve izin verdiği bir işlemdir: Ayet şöyledir: "Ey iman edenler! Birbirinize, belirli bir vade ile borçlandığınızda bunu yazın. " [Bakara, 282] باب: السلم إلى أن تنتج الناقة.
8. DEVENİN DOĞURMASININ SELEM AKDİNDE VADE OLARAK TAYİN EDİLMESİ حدثنا موسى بن إسماعيل: أخبرنا جويرية، عن نافع، عن عبد الله رضي الله عنه قال: كانوا يتبايعون الجزور إلى حبل الحبلة، فنهى النبي صلى الله عليه وسلم عنه. فسره نافع: أن تنتج الناقة ما في بطنها. Bu konudaki açıklamalar "alım-satım" bölümünde daha önce geçmişti. Bu hadisten, belirlenmemiş bir vade için yapılan selem akdinin caiz olmayacağı hükmü çıkarılmıştır.
KİTABU SELEM BİTTİ.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.