

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

İbn Battal şöyle der: "Bir işçiyi, hizmette bulunması için istihdam etmekle, savaş sırasındaki bir takım destek hizmet işlerinde kullanmak üzere ya da başka amaçlarla istihdam etmek aynı hükümdedir." Burada, cihad her ne kadar sevap kazanmak amacıyla yapılsa da, mücahide yardımcı olması ve bizzat yapamadığı bir çok işte destek olması için ücretli işçi tutmanın da bu amaca aykırı bir iş olmadığını göstermek amaçlanmış olabilir .
باب: من استأجر أجيرا فبين له الأجل ولم يبين العمل. 6. BİR İŞÇİ TUTUP, SÜREYİ BELİRLEYİP İŞİ BELİRLEMEMEK لقوله: {إني أريد أن أنكحك إحدى ابنتي هاتين - إلى قوله - على ما نقول وكيل} /القصص: 27 - 28/.---- --يأجر فلانا: يعطيه أجرا، ومنه في التعزية، أجرك الله. Allah (C.C.) şöyle buyurmuştur: -(Şuayb'ın) iki kızından biri: "Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, bu güçlü ve güvenilir adamdır" dedi. -(Şuayb) Dedi ki: "Bana sekiz yıl çalışmana karşılık şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan artık o kendinden; yoksa sana ağırlık vermek istemem. İnşaallah beni iyi kimselerden bulacaksın." [Kasas, 26-27] Buhari, işçinin, süre belirleyip işi belirlemeden tutulmasının caiz olduğu görüşünü tercih edip buna delil olarak yukarıdaki ayeti getirmiştir. Bununla birlikte. caiz olmama ihtimali de bulunduğu için, "caizdir" de dememiştir. Ayetin, delil olma yönü, kıssada, Hz. Musa'nın yapacağı işin beyan edilmemiş olmasıdır. Burada, sadece Hz. Musa'nın, iki kızın babası için çalışmayı kabul ettiğinden bahsedilmiştir. Bu ayetin delil olması, ancak geçmiş ümmetlerin şeriatının (şer'u men kablena), bizim dinimizce de kabul edilmiş olma halinde geçerlidir.
Şafii yukarıdaki ayeti, icare (kiralama) akdinin meşruiyetine delil getirerek "Allah (c.c), bir Nebiinin, bir kadını nikahlama karşılığında belirli bir süre başkası için çalışmak üzere akit yaptığını zikretmiştir" demiştir. Bir görüşe göre, (Hz. Şuayb) onunla, çobanlık yapması için hizmet akdi yapmış olduğu görülmektedir. Mühelleb şöyle der: Ayette, yapılacak işin bilinmediğini gösteren bir şey yoktur. Çünkü ne yapılacağını taraflar biliyordu. Bundan dolayı işi zikretmemişlerdir.
İbnü'l-Müneyyir şu eleştiriyi yapmıştır: Buhari burada, hizmet akdinde yapılacak işin bilinmemesinin caiz olmayacağını belirtmek istememiştir. Onun kastettiği şudur: Yapılacak işi lafzen söylemek şart değildir, çünkü hüküm, lafızlara değil, maksatlara göre verilir. باب: إذا استأجر أجيرا على أن يقيم حائطا يريد أن ينقض جاز. 7- YIKILMAK ÜZERE OLAN BiR DUVARı DOĞRULTMASI iÇiN iŞÇİ TUTMAK حدثنا إبراهيم بن موسى: أخبرنا هشام بن يوسف: أن ابن جريج أخبرهم قال: أخبرني يعلى بن مسلم، وعمرو بن دينار، عن سعيد بن جبير، يزيد أحدهما على صاحبه، وغيرهما قال: قد سمعته يحدثه عن سعيد قال: قال لي ابن عباس رضي الله عنهما: حدثني أبي بن كعب قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (فانطلقا، فوجدا جدارا يريد أن ينقض - قال سعيد بيده هكذا ورفع يديه - فاستقام). قال يعلى: حسبت أن سعيدا قال: (فمسحه بيده فاستقام، قال: لو شئت لاتخذت عليه أجرا). قال سعيد: (أجرا نأكله).
Bu hadis tam olarak, "tefsir" bölümünde, aynı senetle yer almaktadır. Geniş açıklama inşaallah orada yapılacaktır. Bu hadisten, ancak, geçmiş kavimlerin şeriatlerinin bizim için de geçerli olduğunu kabul edersek hüküm çıkartılabilir ve bir delil olabilir. Çünkü "ücret alınmasını isteyen" Hz. Musa'dır. Bu ifade, "Eğer yaptığın işten dolayı bir ücret almayı şart koşmuş olsaydın bundan yararlanırdık" anlamına gelir.
İbnü'l-Müneyyir şöyle der: Buhari burada, icare akdinin (hizmet sözleşmesi), süre belirlenerek yapılabileceği gibi, yapılacak iş belirlenerek de yapılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. باب: الإجارة إلى نصف النهار. 8. GÜN BAŞINDAN GÜN ORTASINA KADAR (YARIM GÜNLÜK) HİZMET AKDİ حدثنا سليمان بن حرب: حدثنا حماد، عن أيوب، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (مثلكم ومثل أهل الكتابين، كمثل رجل استأجر أجراء، فقال: من يعمل لي من غدوة إلى نصف النهار على قيراط؟ فعملت اليهود، ثم قال: من يعمل لي من نصف النهار إلى صلاة العصر على قيراط؟ فعملت النصارى، ثم قال: من يعمل لي من العصر إلى أن تغيب الشمس على قيراطين؟ فأنتم هم، فغضبت اليهود والنصارى، فقالوا: مالنا، أكثر عملا وأقل عطاء؟ قال: هل نقصتكم من حقكم؟ قالوا: لا، قال: فذلك فضلي أوتيه من أشاء).
Buhari, ücret ve süre belirlenerek yapılan hizmet akdinin geçerliği olduğunu ispat etmek istemiştir. Çünkü Şari'in verdiği örnek bu şekildedir. Eğer caiz olmasaydı, Şari' bunu kabul etmezdi. Buhari, günün bir kısmı üzerine, eğer süre tayin edilmiş ise, yapılan iş akdinin caiz olduğunu ispatlamayı amaçlamış da olabilir. Sürenin tayin edilmesi, "bilinenin" en kısası bir tam gündür" şeklindeki zayıf bir iddiayı önlemek içindir.
Kirat, nasip anlamındadır. Aslında bir danik'in yarısına kirat denir. Bir danik ise, 116 dirhemdir. Kıssada sinirlenen ehli kitap, onların kafir olanlarıdır. Rabbimizin, "Bu benim lütfumdur, dilediğime veririm" buyruğu, ehl-i sünnetin, "sevabı, Allah (c.c) ihsan olarak vermektedir" şeklindeki anlayışına bir delildir. باب: الإجارة إلى صلاة العصر. 9. SÜRESİ İKİNDİ NAMAZI OLAN İŞ AKDİ