

Zina ile cariye arasında, "eksik girişimlilik" ilişkisi vardır. Zinayı, cariye işleyebileceği gibi, hür bir kadın da yapabilir. Ayette geçen "bağy" ifadesi, "zina" anlamında kullanılmıştır. İbn Ebu Hatim, Ali İbn Ebu Talha yoluyla İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Cariyelerinizi bağye zorlamayın" ifadesi, "zinaya zorlamayın" anlamındadır. Mücahid de aynı şekilde tefsir etmiş ve şu ilave bilgileri vermiştir: Abdullah İbn Übeyy cariyesine zina etmesini emretmişti. O da zina etti ve" bir elbise getirdi. Abdullah ona, "Dön, bir tane daha almak üzere yine zina et" dedi. Cariye, "Allah'a yemin olsun ki geri dönmeyeceğim" dedi. Bunun üzerine yukarıdaki ayet nazil oldu. Bu hadisi, Müslim, Ebu Süfyan yoluyla Cabir'den ."merfu" olarak nakletmiştir باب: عسب الفحل.
21. HAYVANI ÇEKTİRME (ÇİFLEŞTİRME) İŞLEMİ حدثنا مسدد: حدثنا عبد الوارث وإسماعيل بن إبراهيم، عن علي ابن الحكم، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما قال: نهى النبي صلى الله عليه وسلم عن عسب الفحل. Ücretin ne karşılığında alındığı konusunda görüş ayrılığı bulunmaktadır: Bir görüşe göre, erkek hayvanın men i (sperm) bedelidir. Bir görüşe göre ise, cinsel ilişki ücretidir. Buhari bu son görüşü benimsemiştir.
Her halükarda, bunu satmak veya kiraya vermek haramdır. Çünkü bu, mütekavvim (hukuken geçerli) bir mal değildir, bilinir özellikte olmadığı gibi, teslim de edilemez. Şafiilerde ve Hanbelilerde bir görüşe göre, süre belirleyerek kiraya vermek caizdir. Hasan, İbn Sırın, bir rivayete göre Malik bu görüştedir. Ebherı ve diğer bazı alimler bu görüşü desteklemiştir. Söz konusu alimler, yasaklamanın, sürenin belirsiz olması durumuyla ilgili olduğu görüşündedir.
Ancak süre belirlenerek yapılan kiralamada, tıpkı hurma aşılama işleminde olduğu gibi, hiçbir sakınca yoktur. Benzeyen ile kendisine benzetilen arasında fark bolunduğu için bu görüş eleştiriimiştir. Çünkü burada akdin konusu, erkek hayvanın menisidir. Hayvan sahibinin, bunu teslim etmeye gücü yetmez. Oysa hurma aşılama (dölleme) işlemi böyle değildir. Diğer yandan bu konudaki satın alma ve kiralamanın yasak olma sebebi, garar (belirsizlik) bulunmasıdır. Damızlık hayvanın ariyet olarak (ücresiz kullanım hakkı) alınmasının caiz olacağında hiçbir görüş ayrılığı yoktur. Ariyet olarak alan kimse, şart koşulmadan, hayvanını ariyet olarak verene hediye verirse caizdir.
Tirmizl'nin nakletliğine göre Enes r.a. şöyle anlatır: "Kiiab kabilesinden bir kimse Hz. Nebi'e Sallallahu Aleyhi ve Sellem, dişi hayvanı boğaya çektirme ücretini sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da bunu yasakladı. Daha sonra adam, "Ey Allah'ın Resulül Biz boğayı getiriyoruz. Sonra da (sahibine) ikramda bulunuyoruz" dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ikramda bulunmaya ruhsat verdi."
-3- 22 - باب: إذا استأجر أرضا فمات أحدهما. 22. BİR ARAZİ KİRALANDIKTAN SONRA TARAFLARDAN BİRİNİN ÖLMESİ HALİ وقال ابن سيرين: ليس لأهله أن يخرجوه إلى تمام الأجل.---وقال الحكم والحسن وإياس بن معاوية: تمضى الإجارة إلى أجلها.---وقال ابن عمر: أعطى النبي صلى الله عليه وسلم خيبر بالشطر، فكان ذلك على عهد النبي صلى الله عليه وسلم وأبي بكر، وصدرا من خلافة عمر، ولم يذكر أن أبا بكر وعمر جددا الإجارة بعد ما قبض النبي صلى الله عليه وسلم.
İbn Sirin şöyle demiştir: (Malını kiraya veren kişi öldüğü zaman) mirasçıların, kira süresi doluncaya kadar kiracıyı çıkarma hakkı yoktur. Hakem, Hasan, İyas İbn Muaviye, "kira akdi, süre dolana kadar geçerlidir" demiştir. İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber arazisini, gelirinin yarısı karşılığında (kiraya) vermişti. Bu durum, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde sürdüğü gibi, Ebu Bekir'in halifeliğinin tamamı ve Ömer'in halifeliğinin ilk dönemlerine kadar sürmüştür. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettikten sonra, Ebu Bekir ve Ömer'in, kira sözleşmesini yenilediğine dair herhangi bir rivayet bulunmamaktadır.
حدثنا موسى بن إسماعيل: حدثنا جويرية بن أسماء، عن نافع، عن عبد الله رضي الله عنه قال: أعطى رسول الله صلى الله عليه وسلم خيبر لليهود: أن يعملوها ويزرعوها، ولهم شطر ما يخرج منها. وأن عمر حدثه: أن المزارع كانت تكرى على شيء، سماه نافع لا أحفظه. Kira sözleşmesi yapıldıktan sonra taraflardan biri ölürse, akit fesholur mu? Alimlerin çoğunluğu, akdin fesholmayacağı görüşündedir KİTABUL İCARE BİTTİ.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.