

Şafii şöyle demiştir: Yukarıdaki hadisin şu iki anlama gelmesi muhtemeldir: Birincisi, "Hz. Nebi’in koruluk ilan ettiği yerler dışında hiçbir kimsenin bir bölgeyi çevirip koru yapma hakkı yoktur" şeklindedir. İkincisi ise, "Kişi, ancak Resulullah’ın yaptığı şekilde koruluk yapabilir" şeklindedir. İlk anlama göre, Hz. Nebi'den sonra gelen devlet başkanlarının koru yapma hakkı yoktur. İkinci anlama göre ise, koru yapma hakkı, Resulullah’ın yerine geçen kimselere mahsustur ki bunlar halifelerdir. Şafiiler her iki görüşü de belirtmişlerdir. Fakat onlara göre tercihe şayan olan ikinci görüştür. Birinci anlam ilk bakışta anlaşılan olmakla birlikte Resulullah (s.a.v.)'den sonra Hz. Ömer de koruluk yaptığı için ikincisini tercih etmişlerdir.
Koruluk olarak tercüme ettiğimiz "hıma" kelimesi ile kastedilen, hiçbir kimseye ait olmayan (mubah) araziden bir bölümünü devlet başkanının çevirip sadece bazı hayvanlara -örneğin zekat hayvanlarına- tahsis etmesi, diğer hayvanların orada otlamasına izin vermemesi işlemidir. Araplarda "hıma" (koruluk) uygulamasının aslı şöyle idi: Kabile bir yere konakladığı zaman reisieri, yüksek bir yerde köpeği havlatırdı. Köpeğin sesinin duyulduğu son noktaların belirlediği bir sınır çizilerek başkalarının orada hayvan otlatmasına izin vermezdi. Fakat kendisi, diğer insanların otlattığı yerde hayvanlarını otlatabilirdi. "Hıma"
korunan bölgeye denir ki, "mubah arazi" ile zıt anlamda kullanılmaktadır. Yani "koruluk" haline getirilen yerin, artık bir başkası tarafından ekip dikilerek "ihya" edilmesine izin verilmezdİ. Amaç, o yerdeki otları ele geçirip sadece belirli hayvanların otlamasına izin verip diğerlerine engel olmaktı. Şafiilerde tercih edilen görüş, "koruluk yapma yetkisi sadece halifeye aittir" şeklindedir. Şafii mezhebine mensup bazı alimler bölge valilerinin de bu yetkiye sahip olduğunu belirtir. Arazilerin mutlak olarak herkes için serbest olması, müslümanların geneline zarar vermemek içindir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.