

İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: Ağacını satan kimsenin, belirli şartlarda, söz konusu bahçeye girme ve ağaçlarını sulama hakkı bulunduğunu ifade eden hadisin, bu başlık altında ele alınması ile, bir malda, birden çok hakkın bir arada bulunabileceğine dikkat çekilmek istenmiştir. Malı satın alan kişinin mülkiyet hakkı, diğerinin ise yararlanma (intifa') hakkı bulunmaktadır. Bu hak, satıcının, ağacın aslına sahip olmadığı halde meyvede hak sahibi olmasından neş'et etmektedir. Satıcı, böylece başkasının mülkiyetinde bulunan bir arazideki hurmaları toplama hakkına sahiptir. İşte ariyye satışındaki durum da böyledir.
İbn Dakıki’l-İyd şöyle demiştir: "Köleye ait malların satıcıya ait olduğuna hükmedilmiştir. Çünkü söz konusu mala kendisi efendisinin mülkiyetinde iken sahip olmuştur." Bazı alimler de, "Efendi, mülkiyetine geçmek üzere kölesine bir şey verdiği zaman artık o mal kölenin olur" demişlerdir. Malik ve (eski görüşüne göre) Şafii bu görüştedir. Fakat efendi kölesine mal verdikten sonra satarsa, müşteri şart koşmadığı sürece mal efendiye geri döner.
Ebu Hanife ve (yeni görüşüne göre) Şafii şöyle demiştir: Köle hiçbir şekilde bir mülke sahip olamaz. Bir malın köleye ait olduğunu söylemek sadece onun faydalanması için tahsis edildiğini ifade eder. Nitekim eğer’in at’a ait olması da böyledir. Bu hadisten anlaşıldığına göre, bir kimse kölesini sattığı zaman, müşteri köleye ait olan malların da kendisine ait olmasını şart koşarsa satım akdi sahih olur. Fakat söz konusu malın, riba gerçekleşen mallardan olmaması şarttır. Çünkü dirhemleri bulunan bir kölenin, dirhem karşılığında satılması caiz değildir. Şafii bu görüştedir. Malik'e göre böyle bir işlem yasak değildir. Çünkü hadiste, herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Diğer yandan satım akdinin konusu sadece köledir. Kölenin yanında bulunan dirhem akdin konusuna girmez.
Malın elbise olması durumunda alimler ihtilaf etmiştir. Sağlam olan görüşe göre elbise de mal ile aynı hükümdedir. Bir görüşe göre bu durumda örfe göre hareket edilir. Bir görüşe göre ise, sadece av ret yerlerini örten elbiseler akdin konusuna girer. Yukarıdaki hadise göre, akdin muktezasına (gereklerine) aykırı olmayan şartlar caizdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.