

İbn Mace, İbn Hibban ve Hakim'in Hz. Meymune'den (r.anha) naklettiği hadis şöyledir: "Ödeme niyetiyle borca girer. kimsenin bu durumunu Allah bilir ve ona borcunu dünyada iken ödettirir." Hadisten ilk bakışta anlaşılan anlam ile, gizli malları bulunan borçlu bir kimsenin, ödeme niyetine sahip olduğu halde ani bir ölümle karşı karşıya geldiği veya herhangi bir kusuru bulunmadan ödeme gücünü kaybettiği için dünyada iken borcunu ödemeden hayatını yitirmesi meselesi örtüşmemektedir.
Bu durumda Meymline hadisinin, genellikle geçerli olan durumla ilgili olduğunu söylemek gerekir. Yukarıdaki meselede kişinin herhangi bir sorumluluğu yoktur. Oysa ödeme niyeti olmayan kişinin sevaplarından alınıp alacaklıya verilecektir. Hatta ödeme niyetiyle alan kimsenin borcuna Allah kefil olmaktadır. Yukarıdaki hadis bunu göstermektedir. İbn Abdüsselam bu görüşe karşı çıkmaktadır. Allah (c.c) en iyisini bilir.
İlk anlaşılan manaya (zahir) göre, Allah ödeme niyeti bulunmayan kimsenin malını o kimse hayatta iken dünyada telef ettirecektir. Bu haber, Nebilik alameti sayılan bilgilerden biridir. Çünkü biz, gerçek hayattaki durumun, aynen hadiste anlatıldığı gibi gerçekleştiğini müşahede etmekteyiz. Bir görüşe göre, telef ile, ahirette verilecek azap kasdedilmiştir.
İbn Battal şöyle demiştir: "Hadis, insanların malını almamaya eğer bir borçlanma gerçekleşmiş ise de, güzel bir şekilde ödemeye teşvik etmektedir. İşlenen suçun cezası, bazen suç ile aynı cinsten olabilir." Davudi şöyle demiştir: "Borçlu bir kimse, köle azat edemez, sadaka veremez. Eğer yaparsa yaptığı tasarruf1ar iptal edilir." Hadis, iyi niyetli olmayı teşvik etmekte, kötü niyetli olmaktan da sakındırmaktadır. Ameller, niyetiere göre değerlendirilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.