

"O sadaka yerini buldu": Hz. Nebi'in bu sözünün anlamı şudur: Bana haram olan sadakanın hükmü kalmamış ve artık benim için helalolmuştur. (Yani ben onu sadaka olarak değil; Ümmü Atiyye hediyesi olarak yiyeceğim.) İbn Battal şöyle demiştir: Hz. Nebi s.a.v. sadaka almayı kabul etmezdi. Çünkü sadaka insanların mallarının kiridir. Bir başka açıdan ise sadaka almak düşüklüktür. Nebiler ise bundan uzaktırlar. Ayrıca Hz. Nebi s.a.v.
"Seni fakir bulup zengin etti" [Duha 8] ayetinin ifadesiyle fakir iken zengin olmuştur. Zenginlerin sadaka alması helalolmaz. Hediye ise böyle olmayıp, genellikle hediyeye başka bir hediye ile karşılık verilir. (Nitekim "hediyeleşmek" ifadesi de bunu sezdirmektedir) Hz. Nebi de böyle yapardı. "O sadaka yerini buldu" ifadesi sadaka verilen fakirin onu satmak, birine hediye etmek vb. işlemler yapmasının caiz olduğunu gösterir.
Yine bu hadiste Hz. Nebi'in sadaka alması haram olmasına karşın, hanımlarının sadaka almasının haram olmadığına işaret vardır. Çünkü Hz. Aişe Berire'nin ve Ümmü Atıyye'nin hediyelerini onlara sadaka olarak verildiğini bilerek almış ve o malın sadaka olma özelliğinin devam ettiğini sanarak, Hz. Nebi'in sadaka almasının helalolmadığını bildiği için ona ikram etmemiştir. Hz.
Nebi s.a.v. onun bu anlayış tarzını kabul etmiş ve onun sadaka özelliğinin kalktığını ve bu sebeple kendisine de helalolduğunu açıklamıştır. Bu olaydan, fakirden alacağı olan kişinin ona verdiği zekatı, alacağına karşı geri istemesinin caiz olduğu ve kocası nafakasını karşılamakla yükümlü olmasına rağmen, zengin kadının zekatını kocasına verebileceği hükümleri anlaşılmaktadır. Ancak bütün bunlar, şart olmayan durumlar için geçerlidir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.