

Kur'a konusunun şahitlikler bölümünde zikredilmesinin gerekçesi bunun da hakları sabit kılan delillerden biri olmasıdır. Anlaşmazlık şahitlik yoluyla giderildiği gibi kur'a yoluyla da giderilir. Kur'anın meşru olup olmadığı konusu alimler arasında tartışmalıdır. Alimlerin çoğunluğu kur'ayı genelolarak caiz görmüşler, bazı Hanefi alimleri ise kabul etmemişlerdir. İbnü'l-Münzir, Ebu Hanife'nin kur'ayı caiz gördüğünü nakletmiştir.
Buhari kur'a çekilmesini gerektiren ölçüyü anlaşmazlık bulunan herhangi bir konu olarak belirlemiştir. Diğer alimler ise iki ve daha çok kişinin hakkı bulunduğu için anlaşmazlığa düşülen konu olarak belirlemişlerdir. Böyle bir durumda anlaşmazlığı sona erdirmek için kur'a çekilir. Anlaşmazlık ya herkesin sahip olduğu eşit haklarda, ya da mülkiyetin kime ait olduğunu belirlemekte söz konusu olur. Birincisinin örneği, devlet başkanlığı niteliğini birden çok kişi taşıdığı zaman halifenin kim olacağının belirlenmesidir. İmamlık, müezzinlik, ölüyü yıkama ve cenaze namazını kıldırma konusunda ölünün aynı derecede yakınlarının olması, çocuğun bakımını üstlenecek aynı derecede yakınlığına sahip kadınlar olması, evlendirme konusunda velilerin birden çok olması, birinci safta namaz kılmak için yarışmak, ölü araziyi canlandırmak, maden taşımacılığı, pazarda mal satacak yer, mahkemede dava önceliği, kayıp çocuğu alacak birkaç kişinin bulunması, yol üzerindeki bir kervansarayda konaklamak, yola hanımlarından biri ile çıkmak, payların taksimine kimden başlanacağı, yeni evlilik durumunda zifaf, efendileri tarafından azat edilmeleri vasiyet edilen, fakat malının üçte birinin yetmediği köleler vb. de eşit hakkın sabit olduğu ve kur'a çekmeyi caiz kılan sebeplerdendir. Bu sonuncusu ikinci kısım olan mülkiyeti belirleme örneklerine de dahildir. Mülkiyeti belirleme bir diğer örneği de, mal paylaşımında ortakların payları eşit olduğu zaman hangi ortağa neyin düştüğünü belirlemek için kur'a çekmektir.
"Gemide bulunanlarla karşılıklı kur'a çekti ve kaybedenlerden oldu" [Saffat 141] ayetinin kur'anın caiz olduğu konusunda delilolarak kullanılabilmesi, bizden öncekilerin din kurallarının bizim de din kurallarımızdan olduğunun kabul edilmesine bağlıdır. Bizim dinimizde aykırı bir hüküm bulunmadığı sürece öncekilerin din kuralları bizim için de delildir. Bu konu da bu türdendir. Çünkü onların dininde (denizde geminin batma tehlikesi olduğunda) gemidekilerin bir bölümünün kurtulabilmesi için bazı kişilerin denize atılmaları caizdi. Bizim dinimizde ise bu caiz değildir. Çünkü insanlar can güvenliği konusunda birbirine eşittir. Bu sebeple ne kur'a yoluyla, ne de başka bir yolla onlardan birkaçını denize atmak caiz olmaz.
2686 nolu hadisin şerhi: "Ellerini tutarlar" ve onun gemiyi delmesine engel olurlarsa "kendileri de kurtulurlar, onları da kurtarırlar": Allah'ın sınırlarının (koyduğu kuralların) korunması da böyledir. Koruyanlar kurtulduğu gibi, diğerleri de kurtulur. Aksi halde günah işleyenler günahları sebebiyle; susanlar da günaha ses çıkarmamaları sebebiyle helak olurlar.
Mühelleb ve diğer bazı alimler "Bu hadis, birkaç kişinin işlediği suçla toplumu cezalandırmanın caiz olduğunu gösterir" demişlerdir. Ancak bu tartışılır. Çünkü zikredilen azap, dünyada azabı hak etmeyenlerin başına geldiği zaman bu onların günahları için keffaret olur veya derecelerinin yükselmesini sağlar. Bu hadis, iyiliği emri terk etmenin cezayı hak etme sebebi olduğunu; alimin hükmü bir darb-ı meselle (örnek bir olay zikrederek) açıklamasının caiz olduğunu; komşuların daha büyük zarar göreceklerinden korktuklarında birbirlerinin küçük sıkıntılarına sabretmeleri gerektiğini, alt kattaki komşunun üst kattakine zarar verecek bir şey yapmasının caiz olmadığını, alt kat komşusu üst kattakine zarar veren bir şey yaptığında bunu düzeltmesi gerektiğini; üst kattaki komşusunun alt kattakinin zarar vermesine engelolma hakkının bulunduğunu gösterir.
ŞEHADAT BİTTİ.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.