

Malın üçte birinden fazlasını vasiyet etmenin caiz olmadığı konusunda görüş birliği vardır. Fakat mirasçısı olan ve olmayan kişilerin vasiyeti konusunda görüş ayrılıkları vardır. "Mirasçıya vasiyet yoktur" konusunda mirasçısı olanlarla ilgili açıklama gelecektir . Belirli bir mirasçısı olmayan kişinin malının üçte birinden çoğunu vasiyet etmesine gelince alimlerin geneli bunu da caiz görmemişlerdir.
Hanefiler, İshak İbn Rahuye, Şerik, bir rivayete göre Ahmed İbn Hanbel ise bunu caiz görmüşlerdir. Hz. Ali'nin ve İbn Mes'ud'un görüşü de budur. Onlar bu görüşlerini şöyle temellendirmişlerdir. Ayette vasiyet için herhangi bir sınırlama yoktur. Sünnet ise mirasçısı olan kişi için bunu üçte birle sınırlamıştır. Bu durumda mirasçısı olmayan kişinin vasiyet i ile ilgili hüküm ayetteki gibi kalır. Bundan bir önceki konuda bu görüş, başka bir tarzda daha açıklanmıştır.
Bir diğer tartışma konusu da vasiyet sırasındaki malın mı, yoksa öldüğünde sahip olduğu malın mı üçte birinin dikkate alınacağı konusudur. Bu konuda iki görüş vardır. Şafii mezhebinde- her iki görüşü savunanlar da vardır. Ancak sahih olan ikincisidir. Malik ve Irak fakihlerinin çoğunluğu ise birinci görüşü tercih etmişlerdir. İbrahim en-Nehai'nin ve Ömer İbn Abdülaziz'in görüşü de budur. Ebu Hanife, Ahmed İbn Hanbel ve diğer fakihler ise ikinci görüşü benimsemişlerdir. Hz. Ali'nin ve Tabiın'den bir grubun görüşü de budur.
باب: قول الموصي لوصيه: تعاهد ولدي، وما يجوز للوصي من الدعوى. 4. KİŞİNİN VASİYETİNE "ÇOCUĞUMU GÖZET" DEMESİ VE VASiYE CAİZ OLAN DAVALAR حدثنا عبد الله بن مسلمة، عن مالك، عن ابن شهاب، عن عروة ابن الزبير، عن عائشة رضي الله عنها، زوج النبي صلى الله عليه وسلم، أنها قالت: كان عتبة بن أبي وقاص عهد إلى أخيه سعد بن أبي وقاص: أن ابن وليدة زمعة مني، فاقبضه إليك، فلما كان عام الفتح أخذه سعد، فقال: ابن أخي قد كان عهد إلي فيه، فقام عبد بن زمعة فقال: أخي وابن أمة أبي، ولد على فراشه، فتساوقا إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، فقال سعد: يا رسول الله، ابن أخي، كان عهد إلي فيه، فقال عبد بن زمعة: أخي وابن وليدة أبي، وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (هو لك يا عبد بن ومعة، الولد للفراش وللعاهر الحجر). ثم قال لسودة بنت زمعة: (احتجبي منه). لما رأى من شبهه بعتبة، فما رآها حتى لقي الله.
"Mirasçıya vasiyet yoktur" hadisi şu hükümler için delil olarak kullanılmıştır: 1- Mirasçıya vasiyet etmek geçerli olmaz. 2- Üçte birlik bölümde geçerli sayılsa bile ne mirasçıya, ne de mirasçı olmayana, diğer mirasçılar onaylasa bile üçte bir üzerinde vasiyet geçerli olmaz. Müzeni'nin ve Davud ez-Zahiri'nin görüşü budur. Subki de bu görüşü desteklemiş ve İmran İbn Husayn'ın rivayet ettiği altı köle azadı ile ilgili hadisi buna delil getirmiştir. Çünkü bu hadisin Sahih-i Müslim'deki rivayetinde "Hz. Nebi bunu yapan kişiye çok ağır konuştu" buyurduğu nakledilmiştir. Bu hadiste geçen "ağır söz" bir başka rivayette "Sen Hz. Nebi'in ne dediğini duysaydın onun namazını bile kılmazdın"
denilerek açıklanmıştır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.