

İmam Buhari kullandığı bu başlık ile savaşa veya yolculuğa çıkarken azık hazırlamanın tevekkül anlayışı ile çelişmediğine işaret etmek istemiştir. ResuluIlah (s.a.v.) duasının ardından "Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur ve ben Allah'ın Resulüyüm" buyurmuştur. Bu da mucizenin Nebiliği destekleyen bir unsur olduğunu göstermektedir. Seleme Hadisinden Çıkarılan Dersler 1. Resulullah (s.a.v.) en güzel ahlak sahibidir. Ashabının ihtiyaçlarını gidermek için kendisine arz ettikleri talebi kabul etmesi de bunu gösterir.
2. Hz. Ömer ashabın önde gelenlerinden birisidir ve çok ileri görüşlü bir sahabidir. Zira kendi görüşünü arz ederek develerini kestikleri takdirde Müslümanların sıkıntıya düşeceklerini söylemiştir. Hz. Ömer'in Hz. Nebi'e (s.a.v.) olan bağlılığı ve inancı da çok güçlüdür. Nitekim o Resulullah'ın (s.a.v.) duasının derhal kabul edileceğini bildiği için söz konusu endişesini dile getirmiş ve Hz. Nebi'in (s.a.v.) hemen dua etmesine vesile olmuştur. Bu durumu şöyle açıklamak mümkündür: "Resulullah (s.a.v.) ashabın develeri kesmekle ilgili isteklerini kabul etmiştir. Bu durum onların develeri olmadığı takdirde bile hayatlarını sürdürebilecekleri anlamına gelir.
Çünkü Allah Teala'nın onlara ganimet veya başka bir yolla binekler göndermesi mümkündür. Ancak bu ihtimale rağmen Ömer düşüncesini arz etmiş ve yemekte bereket şeklinde ortaya çıkan mucizenin hemen gerçekleşmesine ön ayak olmuştur. Buna benzer bir olay Müslümanların su sıkıntısı çektikleri bir anda yine Hz. Ömer'in başından geçmiştir. Hz. Ömer'in develer kesildikten sonra Müslümanların hayatından endişe duymasının sebebi ise yaya olarak yolculuğa devam edilmesi durumunda yorgunluk ve bitkinlik dolayısıyla ölümle karşı karşıya kalmaktır. Hz. Ömer'in bu düşüncesi Hayber'in fethedildiği sene Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tarafından getirilen evcil eşeklerin etinin yenmesi yasağı ile paralellik arz etmektedir. Zira bu yasak ile evcil eşeklerden binek olarak faydalanma imkanı sağlanmıştır. İşte Hz. Ömer de bu düşüncesi ile develerin kesilmesine engelolarak yaya kalma riskini önlemiş olacaktır.
3. Devlet başkanı/komutan, hangi uygulamanın halkın/ordunun yararına olacağını belirlemek için istişare ederek görüş alış verişinde bulunur. İstişare talebinin devlet başkanından/komutandan gelmesi şartı da yoktur. باب: حمل الزاد على الرقاب. 124. AZIKLARIN OMUZLARDA TAŞINMASI حدثنا صدقة بن الفضل: أخبرنا عبدة، عن هشام، عن وهب بن كيسان، عن جابر رضي الله عنه قال: خرجنا ونحن ثلاثمائة نحمل زادنا على رقابنا، ففني زادنا، حتى كان الرجل منا يأكل في كل يوم تمرة، قال رجل: يا أبا عبد الله، وأين كانت التمرة تقع من الرجل؟ قال: لقد وجدنا فقدها حين فقدناها، حتى أتينا البحر، فإذا حوت قد قذفه البحر، فأكلنا منه ثمانية عشر يوما ما أحببنا.
Cihad ana başlığı altında bu rivayete yer verilmesinin nedeni anladığımız kadarıyla kadınların cihadının hac olduğunu ifade eden hadistir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.