

Kişinin ok atarken, hamle yaparken böyle ifadeler kullanması övünmek içindir. İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: "Savaş veya saldırı çok özel bir durum olduğu için bu şekilde övünme anlamı içeren ifadeler kullanılabilir. Bunlar yasaklanan övünme niteliğinde değildir." Normal şartlarda yasak olan övünmenin savaş ortamında serbest oluşu bu yönüyle savaş sırasında hile ve yalana başvurmaya benzer.
Konuyla ilgili ayrıntılı açıklama Huneyn savaşı anlatılırken yapılacaktır. باب: إذا نزل العدو على حكم رجل. 168. DÜŞMAN TARAFIN MÜSLÜMANLARDAN BİRİSİNİN VERECEĞİ KARARI KABUL EDECEĞİNİ SÖYLEMESİ حدثنا سليمان بن حرب: حدثنا شعبة، عن سعد بن إبراهيم، عن أبي أمامة، هو ابن سهل بن حنيف، عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: لما نزلت بنو قريظة على حكم سعد، هو ابن معاذ، بعث رسول الله صلى الله عليه وسلم، وكان قريبا منه، فجاء على حمار، فلما دنا قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (قوموا إلى سيدكم). فجاء فجلس إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، فقال له: (إن هؤلاء نزلوا على حكمتك).
قال: فإني أحكم أن تقتل المقاتلة، وأن تسبى الذرية، قال: (لقد حكمت فيهم بحكم الملك). Düşman tarafı Müslümanlardan birisinin kararını kabul edeceğini bildirdiği zaman bu karar komutanın/devlet başkanının onayı ile geçerlilik kazanır. İbnü'l-Müneyyir bu rivayete dayanarak: "Davalı ile davacının razı oldukları kişinin vereceği kararın bağlayıcı nitelik taşıyacağını" söylemiştir.
باب: قتل الأسير، وقتل الصبر 169. ESİRİ ÖLDÜRMEK VE İDAM ETMEK

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.