

İmam Buhari, "Yahut sizi tekrar denize gönderip de üzerinize kırıp geçiren bir fırtına göndererek, inkarınız ve nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bize karşı size arka çıkacak hiç bir kuvvet bulamazsınız."[İsra 69] ayetinin tefsirini yapmak üzere başlık altında قاصفا kelimesinin anlamına yer vermiştir. Ebu Ubeyde: "Bu fırtına, kasırga her şeyi yerle bir eden, kökünden söküp atan şiddetli rüzgardır."
لواقح kelimesinin anlamını ise "Aşılayıcı olarak rüzgarlar gönderdik. Derken gökten yağmur indirip onunla sizi suladık. Halbuki o suyu hazinelerde depolayan da sizler değilsiniz"[Hicr 22] ayetinin tefsiri olarak vermiştir. İmam Buhari'nin نشرا kelimesine farklı yönlerden / birbirinden ayrı متفرقة anlamını vermesi Ebu Ubeyde'nin görüşüyle örtüşmektedir. Çünkü Ebu Ubeyde'ye göre bu kelime "her yönden, her taraftan ve her yerden esen" anlamına gelmektedir.
İbn Battal şöyle demiştir: "Abdullah İbn Abbas'tan nakledilen hadis Allah’ın yarattığı bazı varlıkların diğerlerinden üstün olabileceğini göstermektedir. Ayrıca bu hadisten şu sonuçlar da çıkarılabilir: 1. Bir kimse Allah'ın kendisine lutfettiği nimetlerden bahsedebilir. Ancak bu sadece nimeti anmaktan ibaret olmalıdır, övünç ve böbürlenme vesilesi kılınmamalıdır. 2. (Ders almak veya bilgi vermek maksadıyla) Geçmiş ümmetlerden ve onların nasıl yok edildiğinden bahsedilir."
Daha önce Yağmur Duası başlığı altında geçen Hz. Aişe'nin rivayet ettiği hadisten şunları anlıyoruz: 1. Daha önce geçip giden toplulukların başına gelen hadiseler gibi nedenlerle kişinin korkuya ve endişeye kapılması mümkündür. 2. Günahları dolayısıyla yok edilen geçmiş ümmetlerin izinden gidilmesi yasaklanmıştır. Çünkü bu durumda onların başına gelenlerin takipçilerinin başına gelmesinden de korkulur. 3. Nebi (s.a.v.), Allah Teala'nın Kur'an'da belirttiği gibi ümmetin e karşı çok düşkün ve şefkatlidir.
باب: ذكر الملائكة. 6. MELEKLER وقال أنس: قال عبد الله بن سلام للنبي صلى الله عليه وسلم: إن جبريل عليه السلام عدو اليهود من الملائكة. Enes bin Malik r.a.'in söylediğine göre Abdullah İbn Selam, Nebi (s.a.v.)'e şöyle demiştir: "Yahudilerin melekler arasında kendilerine düşman olarak bildikleri melek Cebrail’dir (A.S.)." وقال ابن عباس: {لنحن الصافون} /الصافات: 165/: الملائكة.
İbn Abbas "Biziz, o saflar halinde dizilmiş olanlar, gerçekten biziz. "[Saffat 165] ayetinde saf saf duranların melekler olduğunu söylemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.