

"Ad kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik" buyruğunda yüce Allah'ın ondan "kardeşleri" diye söz etmesi, onların kabilesinden oluşundan dolayı idi. Yoksa din kardeşliği cihetiyle böyle buyurmamıştır. "Hani o kavmini Ahkaf denilen yerde ... Biz günahkarlar topluluğunu işte böyle cezalandırırız."[Ahkaf,21-25] buyruğunda geçen "el-Ahkaf' kelimesi "hıkf"in çoğulu olup, eğriliği bulunan kum yığınları demektir. Burada kasıt, Ad kavminin meskenleridir.
İkinci hadis, Ebu Saıd el-Hudri'nin rivayet ettiği ve Haricileri söz konusu eden bir hadistir. (Hadisin senedinin başında yer alan) "İbn Kesir, Süfyan'dan naklen dedi ki ... " ile ilgili olarak, yüce Allah'ın izniyle Meğazi bölümünde yeteri kadar açıklamalar gelecektir. Burada hadisin konu ile ilgili olan kısmı: "Eğer onlara yetişecek olursam andolsun onları A.d'ın öldürüldüğü gibi öldürürüm" bölümüdür. Yani onlardan kimse geri kalmayacak şekilde öldürürüm. Bununla yüce Allah'ın: "Şimdi onlardan geriye kalanı görüyor musun?"[Hakka, 8] buyruğudur. Yoksa onları Ad' ın öldürüldüğü aracın aynısıyla onları öldüreceğini kastetmiş değildir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.