

"Ve biz ona ayrıca on gece daha kattık" buyruğunda, bu sözleşmenin iki defa gerçekleşmiş olduğuna işaret vardır. "Saik" baygın demektir. "Onlara içirildi, içirilmiş elbise, boyanmış elbise demektir. " O bununla bildiğimiz şu "içme"nin kastedilmediğine işaret etmektedir. Ebu Ubeyde Yüce Allah'ın: "Ve kalplerine buzağı içirildi."[Bakara, 93] buyruğu hakkında şunları söylemektedir: O(nun sevgisi) onlara baskın gelinceye kadar onlara içirildi, demektir. Bu da hazfli mecaz kabilindendir. Yani onların kalplerine buzağının sevgisi içirildi.
Buzağının yakıldıktan sonra külünün suya savrulduğunu, arkasından onların da bu suyu içtiklerini söyleyenler, Arapçayı bilmeyen kimselerdir. Çünkü su hakkında: Filana kalbinde içirildi, diye bir kullanım yoktur. باب: طوفان من السيل. 26. SELDEN (DOLAYI) TUFAN يقال للموت الكثير طوفان، القمل: الحمنان يشبه صغار الحلم. {حقيق} الأعراف: 105/: حق {سقط} /الأعراف: 149/: كل من ندم فقد سقط في يده.
Çokça ölüm hadisesine "tufan" da denilir. "el-Kummel" küçük kene demektir. "Hakikun" hak ve gerçek demektir. "Sukita" pişman olan herkes hakkında "sukita fi yedihi" tabiri kullanılır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.