

Nikahta "velinin kendisi evlenme talebinde bulunan kişi olursa" kendisini evlendirebilir mi yoksa bir başka veliye gerek var mı? İbnu'l-Müneyyir dedi ki: Tercümede (bab başlığında) hem caiz olduğuna, hem de olmadığına delil teşkil eden hususlar zikrediimiş bulunmaktadır. Böylelikle bu hususta işi müçtehidin görüşüne havale etmek istemiştir. Evet, İbnu'l-Müneyyir böyle demiştir. O bu sonucu Buhari'nin konu ile ilgili kesin bir hüküm vermeyişinden görülmektedir. Çünkü velinin bir başkasına kendisini (velayeti altında bulunan ile) evlendirmesine dair emir ihtiva eden rivayetler de kendi kendisini onunla evlendirmesini yasaklayan açık ifadeler de bulunmamaktadır. Üstelik tercümede (bab başlığında) bunun caiz olduğuna delilolan, Ata yoluyla gelen rivayet i kaydetmiş bulunmaktadır. Her ne kadar ona göre veli akdin iki tarafından birisini üstlenemiyor olsa dahi bu böyledir.
Bu hususta selef farklı görüşlere sahiptir. el-Evzaı, Rabia, es-Sevrl, Malik, Ebu Hanife, ashabın çoğunluğu ve Leys, veli kendi kendisini evlendirebilir, demişlerdir. Ebu Sevr de bu hususta onlara muvafakat etmiştir. Malik'ten gelen bir rivayete göre: Eğer dulolan kadın, velisine: Beni uygun gördüğün kimse ile evlendir diyecek olursa, o da kadını kendisi ile yahut seçtiği kimse ile evlendirecek olursa, kadının bunu kabul etmesi gerekir.
Kocanın muayyen olarak kim olduğunu bilmese dahi. .. Şafii der ki: Onları birbirleriyle sultan (hakim ya da yetkili kişi) yahut onun gibi bir başka veli ya da velayette ondan daha yetkili kimse evlendirir. Züfer ile Davud da ona uygun kanaat belirtmişlerdir. Delilleri de velayetin akitte şart oluşudur. Buna göre, nikahlayan ile nikahlanan aynı kişi olamaz. Tıpkı bir kimsenin kendi kendisinden bir şey satın alamayışı gibi.
KİTABU’N-NİKAH EK SAYFA – 1805-2 باب: إنكاح الرجل ولده الصغار. لقوله تعالى: {واللائي لم يحضن} /الطلاق: 4/. فجعل عدها ثلاث أشهر قبل البلوغ. 38. YÜCE ALLAH'IN: "ASLA AY HALİ OLMAYANLARIN İDDETLERİ HAKKINDA ... "(Talak, 4) BUYRUĞUNDA BULUĞA GELMEDEN ÖNCE İDDETLERİNİ ÜÇ AY OLARAK TESPİT ETMİŞ OLDUĞUNDAN ÖTÜRÜ, ADAMIN KÜÇÜK KIZ ÇOCUKLARINI (BAŞKASıNA) NİKAHLAMASI حدثنا محمد بن يوسف: حدثنا سفيان، عن هشام، عن أبيه، عن عائشة رضي الله عنها: أن النبي صلى الله عليه وسلم تزوجها وهي بنت ست سنين، وأدخلت عليه وهي بنت تسع، ومكثت عنده تسعا.
"Yüce Allah'ın: "Asla ay hali olmayanlar" buyruğu ile buluğdan önce iddetlerini üç ay olarak tespit ettiği için adamın küçük kız çocuklarını (başkasıyla) nikahlamas1." Yani bu buyruk, kız çocuğunu buluğdan önce nikahlamanın caiz oluşuna delildir. Bu da güzel bir istinbattır. Fakat ayet-i kerimede bunun ne baba tarafından yapılacağı, ne de evlenmemiş küçük çocuğun nikahlanacağı ile alakah bir tahsis (özelleştirme) bulunmamaktadır.
el-Mühelleb dedi ki: Babanın evlenmemiş (bakire) küçük kız çocuğunu -cinsel ilişkiye tahammül edemeyecek olsa dahi- evlendirmesinin caiz olduğunu İcma' ile kabul etmişlerdir. Ancak Tahavı, İbn Şubrume'den cinsel ilişkiye tahammül edemeyecek kimseler hakkında bunu kabul etmediğini nakletmiş bulunmaktadır. İbn Hazm da, İbn Şubrume'den babanın buluğ yaşına gelmeden ve izin vermeden bakire küçük kız çocuğunu mutlak olarak evlendiremeyeceğini söylediğini nakletmiş ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Aişe ile altı yaşında iken evlenmesinin onun özelliklerinden olduğunu iddia etmiştir. Tam bunun zıttında da el-Hasen ve en-Nehaı babanın kız çocuğunu büyük ya da küçük, bakire ya da dulolsa bile evliliğe mecbur etmesinin caiz olduğunu söylemişlerdir.
باب: تزويج الأب ابنته من الإمام. 39. BABANIN KIZINI İMAM İLE EVLENDİRMESİ وقال عمر: خطب النبي صلى الله عليه وسلم حفصة فأنكحته. Ömer dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem benden Hafsa'yı istedi, ben de kızımı ona nikahladım حدثنا معلى بن أسد: حدثنا وهيب، عن هشام بن عروة، عن عائشة: أن النبي صلى الله عليه وسلم تزوجها وهي بنت ست سنين، وبنى بها وهي بنت تسع سنين.وقال هشام: وأنبئت أنها كانت عنده تسع سنين.
İbn Battal dedi ki: Bu başlıktaki hadis, kızını imam ile evlendirmek hususunda babanın daha öncelikli olduğuna ve sultanın velisi bulunmayan kadının velisi olduğuna, velinin nikahınşartlarından birisi olduğuna delil teşkil etmektedir. Derim ki: Her iki hadiste bunlardan herhangi birisinin şart olduğuna dair bir delalet bulunmamaktadır. Hadislerde anlatılan, bunların meydana geldiğinden ibarettir. Ancak bunun böyle olması, bunun dışındaki hallerin yasaklanmış olmagerektirmez. Bu hükümler başka delillerden çıkartılır.
Yine İbn Battal şunları söylemektedir: Hadisten şu da anlaşılmaktadır: Bakire kızınJzni olmadan nikahlanmasının yasaklanması, izin vermesi düşünülebilecek yaşa gelmiş baliğa kıza ait bir özelliktir. Küçük kızın izninin alınması ise sözkonusu değildir. İleride buna dair açıklamalar ayrı bir babda (başlıkta) gelecektir. KİTABU’N-NİKAH EK SAYFA – 1805-3 باب: السلطان ولي لقول النبي صلى الله عليه وسلم: (زوجناكها بما معك من القرآن).
40. NEBİ S.A.V.'İN: "EZBERE BİLDİĞİN kuran-I KERİM'İ ONA ÖĞRETMEN KARŞILIĞINDA BU KADINI SENİNLE EVLENDİRDİK" BUYRUĞU SEBEBİYLE SULTAN DA BİR VELİDİR حدثنا عبد الله بن يوسف: أخبرنا ملك، عن أبي حازم، عن سهل ابن معاذ قال: جاءت امرأة إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم فقالت: إني وهبت منك نفسي. فقامت طويلا، فقال رجل: زوجنيها إن لم تكن لك بها حاجة، قال: (هل عندك من شيء تصدقها) قال: ما عندي إلا إزاري، فقال: (إن أعطيتها إياه جلست لا إزار لك، فالتمس شيئا).
فقال ما أجد شيئا، فقال: (التمس ولو خاتما من حديد). فلم يجد، فقال: (أمعك من القرآن شيء). قال: نعم، سورة كذا، سورة كذا، لسور سماها، فقال: (زوجناكها بما معك من القرأن). "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kuran-ı Kerim'den ezbere bildiklerin karşılığında seni onunla evlendirdik, buyruğu dolayısıyla sultan da bir velidir." Sultanın bir veli olduğu, Aişe'nin rivayet ettiği şu merfu hadiste açıkça ifade edilmiştir: "Herhangi bir kadın, velisinin izni olmaksızın nikahlanacak olursa onun nikahı batıldır." Bu hadiste şu ifadeler de yer almaktadır: "Sultan da velisi olmayan kadının velisidir." Bu hadisi Ebu Davud, hasen olduğunu belirterek Tirmizi, sahih olduğunu belirterek, Ebu Avane, İbn Huzeyme, İbn Hibban ve Hakim rivayet etmişlerdir. Fakat bu hadis Buhari'nin şartına uygun düşmediğinden ötürü, o bu hükmü, kendisini hibe eden kadınla ilgili olaydan istinbat etmiş bulunmaktadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.