

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

(Bir gün namazı geciktirdi) İmam Buhârî, "Bedu'l-halk Yaratalışın Başlangıcı" bölümünde, rivayetin bu bölümünü "ikindi namazını biraz geciktirdi" şeklinde nakletmiştir. İbn Abdilberr şöyie demiştir: "Rivayetin akışından, Ömer İbn Abdilaziz'in ailesinin aksine, bunu Adet haline getirmediği, sadece bir gün yaptığı anlaşılmaktadır...Ömer İbn Abdülaziz'in namazı geciktirmesinden maksat, onun müstehap vakit çıkıncaya kadar namazı kılmadığını ifade etmektir. Yoksa, bununla Ömer İbn Abdilaziz'in güneş batıncaya kadar namazını kılmadığı kasdedilmemiştir.
(Irak'ta iken) Kanabî ve diğerlerinin İmam Mâlik'ten naklettiği Muvatta’ rivayetine göre bu ifade "Kufe'de İken" şeklinde geçmektedir. O dönemde Muğîre, Muâvİye İbn Ebî Süfyân tarafından buraya vali olarak atanmıştı. (Ebu Mes'ud) Ukbe İbn Amr el-Bedrî'dir. (Cebrail indi ve namaz kıldı. Peşi sıra Allah Resulü namaz kıldı.) Kadı lyâz şöyle demiştir: "Hadisin zahirinden, Hz. Peygamber'in Cebrail'in namazını bitirdikten sonra namaz krldığı anlaşılır. Ancak bunun dışındaki rivayetlerde, Cebrail'in Hz. Peygamber'e İmamlık yaptığı belirtilmiştir. Bu durumda, hadiste geçen (Cebrail indi ve namaz kıldı. Peşi sıra Allah Resulü namaz kıldı) ibaresi, Cebrail namazın bir rüknünü yaptığı zaman peşi sıra Allah Resulü de yaptı şeklinde anlaşılır." İmam Nevevî de kesin bir İfadeyle bu görüşü ifade etmiştir.
O dönemde Müslümanlar denerek, namaza çağrılırdı. Çünkü o sıralar henüz ezan din tarafından öngörülmemişti. Bu hadis, başkasının arkasında namaza duran kimseye İmam olarak uymanın caiz olduğuna delil olarak getirilmiştir. Bu çıkarıma yöneltilecek eleştirilere, Ebu Bekir'in Hz. Peygamber'in arkasında, Müslümanların da Hz. Ebu Bekir'in arkasında namaz kılması olayı savunulurken söylenen cevaplarla karşılık verilir. Bu durumda, imamın arkasında imamlık yapanın görevi ancak cemaate sesi yetiştirmektir.
Nitekim bu konu imamet bahsinde gelecektir. Abdurrezzâk'ın "Mussannefinde Ma'mer'in Zührî kanalıyla naklettiği ve şu ilave bilgiyi içeren bir rivayet vardır: "Ömer İbn Abdülaziz, ölünceye kadar namazı kıldırırken cemaate sadece bir işaretle yani imamın tekbirleriyle duyurmakla yetindi." İsmail İbn Hakîm kanalıyla da şu rivayet gelmiştir: "Ömer ibn Abdülaziz ikindi namazından sonra akşam güneş batımına kadar birkaç saat geçirirdi.
Ayrıca İbn İshak'ın Zührî'den naklettiği şu rivayeti de nakletmiştir: !'Ömer İbn Abdilaziz ölünceye kadar, (ikindi) namazını geciktirmedi." Bütün bu rivayetler, Ömer İbn Abdülaziz'in, Urve'den bu hadisi duyduktan sonra vakitlere son derece riayet etmeye başladığını gösterir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Alimler devlet erkanının yanına gidebilir. 2- Alimler, devlet adalarının sünnete aykırı davranışlarını eleştirirler.
3- İlim adamı kendisini dinleyenin garip bulduğu konuyu, delillerle iyice açıklar. 4- İhtilaf anında sünnete müracaat edilir. 5- Ömer İbn Abdülazİz'in ne kadar faziletli bir zat olduğu bu hadisten anlaşılır. 6- Faziletli vakitlerde namaza gitmek, erdemli bir davranıştır. 7- Sabit olan haber-İ vahid kabul edilir. قال عروة: كذلك كان بشير بن أبي مسعود يحدث عن أبيه، قال عروة: ولقد حدثتني عائشة: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يصلي العصر، والشمس في حجرتها قبل أن تظهر.
Buradaki güneşten maksat gölgedir. Hz. Âişe, Allah Resûlü'nün (s.a.v.) gölgenin uzamasından önce ikindi namazını kıldığını ifade etmek İstemiştir.