

(şikayette bulundu) Söz konusu şikayet, söz ile mi yoksa lisan-ı hâl ile mi olmuştur? İşte bu konuda âlimler farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu iki İhtimali de benimseyen âlimler olmuştur. İbn Abdilberr şöyle demiştir: "Her iki görüşün de hem haklı hem de eleştirilen yönleri vardır. Ancak ilki daha çok tercihe şayandır." Kadı lyâz birinci görüşün daha çok akla yatkın olduğunu belirtmiştir. Kurtubî ise şöyle demiştir: "Buradaki şikayeti hakikate hamletmede hiçbir çelişki yoktur. Eğer Sâdik Peygamber gerçekleşmesi mümkün olan bir şeyi haber vermişse, onu tevil etmeye gerek kalmaz. Bu durumda gerçek ve zahiri, yani ilk anda akla gelen anlamı ile anlaşılması daha uygundur."
Nevevî de buna benzer şeyler söyledikten sonra "Şikayeti hakikati üzere hamletmek, doğrunun ta kendisidir" demiştir. Zemherİr ise, soğuğun en şiddetli olduğu zamandır. Ateşte zemherinin bulunması problemli görülmüştür. Oysa bunda bir sorun yoktur. Çünkü ateşten maksat, onun yeridir. Ateşin yeri olan cehennemde de, zemherir tabakası vardır. Ayrıca bu hadis, cehennemin ancak kıyamet günü yaratılacağını söyleyen Mutezile ve onlar gibi düşünenlere bir cevap mahiyetindedir.
(öğle namazını) Bu ifade, Cuma namazının da serinlik düşünce kılınabileceğine delil getirilmiştir. Nitekim Şâfİî mezhebinden bazıları bu görüştedir. İmam Buhârî'nin tertibinden de bu anlaşılır. Nitekim yeri gelince bundan bahsedilecektir. Ancak cumhur ileride açıklanacağı gibi bu görüşün tam aksi görüşü benimsemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.