

"Av köpeği yahut davar (çoban) köpeği olmayan köpek edinen kimse." Bir şeyi saklayıp biriktirmek amacıyla edinen kimse hakkında "ıktene'ş-şey'e" tabiri kullanılır. Bu metne dair yeterli açıklamalar (2327 numaralı hadiste) geçmiştir. باب: إذا أكل الكلب. 7. AV KÖPEĞİ AV'DAN YERSE وقوله تعالى: {يسألونك ماذا أحِلَ لهم قل أحِلَ لكم الطيبات وما علَّمتم من الجوارح مُكَلِّبِين} / المائدة: 4/: الصوائد والكواسب.
{اجترحوا} / الجاثية: 21/: اكتسبوا. {تعلِّمونهنَّ مما علمكم الله فكلوا ممَّا أمسكن عليكم - إلى قوله - سريع الحساب}. وقال ابن عباس: إن أكل الكلب فقد أفسده، إنما أمسك على نفسه، والله يقول: {تعلمونهنَّ مما علمكم الله}. فتُضرب وتُعلَّم حتى تترك. وكرهه ابن عمر. وقال عطاء: إن شرب الدم ولم يأكل فكل. Ve yüce Allah'ın: ''Senden kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. "(Maide, 4) buyruğu Mükellibin: el-Kevasib:Kazananlar, kazanıcılar demektir.
"İcterahu" (Casiye, 21), iktesebu (kazandılar) demektir. "Allah'ın size öğrettikleri ile alıştırıp öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tutuverdiklerinden yiyin ... Mutlaka Allah hesabı pek çabtlk görendir. "(Miıide, 4) Bu sebeple av köpekleri ava ilişmemeyi öğreninceye kadar dövülür ve öğretilir. Ancak İbn Ömer (köpeğin yediği avdan yemeyi) mekruh görmüştür.
Ata: "Eğer kanını içip etinden yememişse sen de yiyebilirsin demiştir." حدثنا قتيبة بن سعيد: حدثنا محمد بن فُضَيْل، عن بيان، عن الشَّعبي، عن عدي بن حاتم قال: سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم قلت: إنا قوم نصيد بهذه الكلاب؟ فقال: (إذا أرسلت كلابك المعلَّمة، وذكرت اسم الله، فكل مما أمسكن عليكم وإن قتلن، إلا أن يأكل الكلب، فإني أخاف أن يكون إنما أمسكه على نفسه، وإن خالطها كلاب من غيرها فلا تأكل).
"Mükellibin", tedib ediciler yahut alıştırıcılar demektir. Bunun bildik hayvanın adı olan "kelb (köpek)" lafzından tef'il veznine getirilmiş bir kelime olmadığı, aksine bunun hırs demek olan "el-keleb" kökünden geldiği de söylenmiştir. Bunun da ilk anlama raci olduğu doğrudur. Çünkü bu, köpeğin tabiatında var olan ileri derecedeki hırs ile a1akalıdır. Ebu Ubeyde yüce Allah'ın "mükellibin" lafZlnı: Yani kelblere sahipkimseler diye açıklamıştır. Rağıb da: Kellab ve mükellib, köpeklere öğreten, eğitim veren demektir, demiştir.
"İbn Abbas dedi ki: Köpek (av hayvanından) yediği takdirde onu ifsad etmiş ve ancak kendisi için yakalamış olur. Yüce Allah da: "Allah'ın size öğrettikleri ile alıştırıp öğrettiğiniz avcı hayvanların ... "(Maide, 4) diye buyurmaktadır. Bu sebeple köpeklere av hayvanına ilişmemeyi öğreninceye kadar vurulur (dövülür) ve onlara öğretilir." Yani açgözlülük huylarını bırakıncaya ve sahibi gelene kadar avdan bir şey yemeyerek bu hususta sabra alışıncaya kadar bu şekilde eğitilirler. "

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.