

Burada الهجير öğle namazı anlamına kullanılmıştır, الهجير ile الهجيرة kelimeleri aynı anlama gelir ve öğlenin en sıcak anını ifade eder. Öğle namazı bu vakitte girdiği için, الهجير olarak isimlendirilmiştir. (sizin ilk dediğiniz) Öğle namazının "ilk" olarak isimlendirilmesi, ya gündüz kılınan ilk namaz ya da Cebrail'in beş vakit namazı öğretirken Nebi s.a.v.'e kıldırdığı ilk namaz olmasından ileri gelir.
(Sizin 'el-ateme' dediğiniz) Bu ifadede, yatsı namazının "el-ateme" diye adlandırılmasının terk edildiğine bir işaret vardır. Bu fiil, namazın bittiğini gösterebileceği gibi, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in cemaate dönmesini de ifade edebilir. (Sabah namazı) Bu İfade, sabah namazına denmesinin mekruh olmadığını gösterir. (İnsanlar yanı başında oturanı tanırdı) Bu konuda ravilerin farklı lafızlar kullanması hakkındaki görüşlere daha önce temas etmiştik. Bu ifadeyi, sabah namazının erken bir vakitte kılındığına delil getirmişlerdir.
Çünkü namaz kılanın yanındakini tanıması, gece karanlığının koyu anının sonlarından itibaren mümkündür. (Amr İbn Avf oğulları) Bu ifade ile Kubâ köyü kasdedilmiştir. Çünkü Amr İbn Avfoğulları bu bölgede ikamet etmekteydiler.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.