حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِاللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَخِي، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتِ الضَّحِيَّةُ كُنَّا نُمَلِّحُ مِنْهُ، فَنَقْدَمُ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْمَدِينَةِ فَقَالَ لاَ تَأْكُلُوا إِلاَّ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ . وَلَيْسَتْ بِعَزِيمَةٍ، وَلَكِنْ أَرَادَ أَنْ يُطْعِمَ مِنْهُ وَاللَّهُ أَعْلَمُ.
sened (rivayet zinciri) metin
Sahîh-i Buhârî Tercüme ve Şerhi
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Biz kurbanlık etlerin bir kısmını tuzlar ve onu Medine'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirirdik. Allah Rasulü: Üç günden fazla yemeyiniz, buyurdu. (Aişe:) Ancak bu kesin bir yasak değildi. Fakat bizim kurbanlıklardan başkasına yedirmemizi istedi. Bununla birlikte doğrusunu en iyi bilen Allah'tır, dedi."