

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

(Ata şöyle demiştir: "Hasta olan, akşam ile yatsı namazını birlikte kılar.") İmam Buhari, bu rivayete konu başlığında yer vermek suretiyle akşam namazı vaktinin yatsı namazının başlamasına kadar sürdüğüne işaret etmiştir. Eğer akşam namazının vakti gerçekten dar olsaydı, yatsı namazından ayrılması gerekirdi. Eğer aralarında fasıla olsaydı, iki namaz birleştirilemezdi. Nitekim bundan dolayı sabah ile öğle namazı birleştirilemez. Bu inceliğe binaen konu, İbn Abbâs'tan nakledilen Nebi s.a.v.'İn öğle ile ikindi namazlarını birinin vaktinde ve akşam ile yatsı namazlarını birinin vaktinde birleştirerek kıldığını gösteren hadisle neticelendirilmiştir. İmam Buhârî'nin bu konuda naklettiği hadisler, akşam namazı vaktinin dar olmadığını gösterir. Bu hadisler olsa olsa, ancak Nebi s.a.v.'in akşam namazlarını vaktin başlarında kılmaya özen gösterdiğine delil olur. Bu da, Allah Resûlü'nün namazlar konusundaki âdetini yansıtır. Ancak bunun bir takım istisnaları da mevcuttur. Mesela aşırı sıcaklarda öğle namazını serinlik düşünceye kadar tehir etmesi ile Câbir hadisinde de görüldüğü gibi cemaatin ağırdan aldığı zamanlarda yatsı namazını geciktirmesi buna örnek olarak verilebilir. Doğrusunu en İyi Allah bilir.
Alimler, hasta kimselerin namazlarıni birleştirilmesindeki kolaylıktan dolayı yolcular gibi namazları cem edip edemeyecekleri konusunda farklı yorumlar yapmışlardır. Ahmed İbn Hanbel ile İshak İbn Rahuveyh bunu koşulsuz olarak caiz görmüşlerdir. Şafiilerden de bir grup bu görüşü benimsemiştir. İmam Mâlik ise şartlı olarak bunu caiz görmüştür. İmam Şafiî ve ashabı bunu caiz görmemiştir. Bu konuda sahabeden nakledilen bir rivayete rastlamadım.
(karanlıkta) gecenin son kısmındaki karanlığın adıdır.