

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

(Yatsı Namazı ve Bu Namaza işa ve Ateme Denmesi) işâ (yatsı namazı) hakkındaki hadis, İmam Müslim tarafından Ebu Selem İbn Abdurrahman yoluyla İbn Ömer'den şu şekilde nakledilmiştir: "Bedeviler, namazınızın isimleri konusunda size baskı yapmasınlar. Çünkü Allah'ın kitabında bu namazın adı ısadır. Bedeviler develeri sağacakları vakte kadar, yatsı namazını geciktirirlerdi." Selef âlimleri yatsı namazına ateme denip denmeyeceği konusunda ihtilaf etmişlerdir. Bu hadisi nakleden İbn Ömer gibi bazı âlimlere göre yatsı namazına bu adın verilmesi mekruhtur. İbn Ebî Şeybe'nin naklettiğine göre Hz. Ebu Bekir ve daha başka sahâbîlere göre ise caizdir. Bazıları da bunu, evla olanın hilafı olarak kabul etmiştir. İleride Musannifin bu görüşte olduğu ile ilgili husus ele alınacaktır. Ayrıca İbnü'l-Münzir, İmam Mâlik ve Şafiî'nin de bu görüşte olduğunu nakletmiştir. Kendisi de bu görüşü benimsemiştir.
Kurtubî başkalarından şunu nakletmiştir: "Yatsı namazına ateme adının verilmesinin yasaklanması, dinî bir ibadeti, dünyalık bir iş olan deve sağma zamanı ile isimlendirmekten kaçınmaktan ileri gelir. Çünkü bedeviler ateme adı verilen gece karanlığının çöktüğü bu vakitte develerini sağarlardı." Bazıları da, bedevilerin kıtlık dönemlerinde züğürt ve fakir kimselerin istemesinden korktukları için bu vakitte develerini sağdıklarını söylemiştir. Buna göre bu vakitte deve sağmak çirkin bir dünyalık meşgaledir.
Dolayısıyla bu vaktin adı, sevilen dinî bir fiilin ismi olamaz. (tercih edilir) İbnu'l-Müneyyir şöyle demiştir: "Bu ifade, konu başlığını karşılamaz. Çünkü konu başlığından her iki ismin de kullanılabileceği anlaşılır. Ancak bu ifade apaçık bir tercihi ortaya koymaktadır." Kanaatime göre bir şeyin mümkün olması ile evla olması arasında bir çelişki yoktur. Şöyle ki her iki husus da mümkündür. Ancak bunlardan biri diğerine göre evladır. İmam Buhâriye göre yatsı namazına işa denmesi, Kur'an'a uygun olduğu için ateme denmesinden daha uygundur. Aynı zamanda bu evleviyyet, Nebi s.a.v.'İn yatsı namazına daha çok işa demesinden de ileri gelir. Üstelik işa denmesi bu namazın vaktinin ne zaman başladığını da gösterir. Oysa ateme lafzı bunu göstermez. Hatta tersine delalet eder. İmam Buhârî'nin konu başlığında tercih ettiği lafızlar, işa demenin evlâ olmasıyla çelişmez. İyice bakanlar için bu konu son derece açıktır.
(İnsanların ateme olarak isimlendirdiği yatsı namazını kıldırdı) Nevevî ve daha başkaları şöyle demiştir: "Yatsı namazına ateme demeyi nehyeden hadisler ile ateme tabirinin geçtiği hadisler iki şekilde uzlaştırılır: a) Yatsı namazı için ateme sözcüğünün kullanılması, bu namaza bu ismin verilebileceğini göstermek içindir. Verilemeyeceğine dair yasak ise, bunun haram olduğu anlamına gelmez. Belki tenzihen mekruh olduğu manasına gelir.
b) Yatsı namazının isminin işâ olduğunu bilmeyenlere ateme kelimesiyle bu namaz anlatılmıştır. Çünkü o günkü Müslümanlar atemeyi işa’ya göre daha çok kullanıyorlardı. Yani burada vakti isimlendirmek değil, tanıtmak söz konusudur. Rivayetlerde yatsı namazı için ateme kelimesinin kullanılması, halkın işâ ismini daha ziyade akşam namazı için kullanmalarından da ileri geliyor olabilir. Mesela Nebi s.a.v. sabah ve işa (yatsı) namazmdaki sevabı bilseydiniz' buyurduğu zaman, halk bununla akşam namazının kasdedildiğini anlayabilirlerdi."
Kanaatimce bu son söylenenler pek de isabetli değildir. Çünkü bizzat bu hadiste işa lafzı ile yatsı namazının kasdedildiği sabittir. Hakikat şu ki, yatsı namazına bazen işâ, bazen de ateme denmiştir. Bu durum, ravilerin tasarrufundan kaynaklanır. Bir görüşe göre ise, yatsı namazının ateme olarak isimlendirilmesi, caiz olan bir şeyin neshedilmesi anlamına gelir. Ancak bu görüş, işâ lafzının geçtiği âyetin bu hadisten önce indiği söylenerek reddedilir. Ne.var ki, hem nesih görüşü, hem de ona getirilen eleştiri isabetli değildir. Çünkü bu tür iddialarda tarihi kriterlere ihtiyaç duyulur.
Yatsı namazına ateme denmesinin caiz olması pek uzak bir ihtimal değildir Bu namazın bu şekilde isimlendirilmesi yaygınlık kazanınca Müslümanlar bu ismi kullanmaktan alıkonulmuşlardır. Bununla İslâmî bir âdetin, câhiliye dönemine ait bir âdete yenik düşmemesi hedeflenmiştir. Bununla birlikte yatsı namazına ateme demek haram değildir. Çünkü ateme denmesini yasaklayan hadisleri nakleden sahâbîler bile, bu ismi kullanmıştır. Ebu Hureyre hadisinin bu gibi rivayetlerde kullanılması İse, yatsı namazının akşam namazı ile karışmasını önleme gayesine yöneliktir. Doğrusunu en İyi Allah bilir.
باب: وقت العشاء، إذا اجتمع الناس أو تأخروا. 21. YATSI NAMAZININ VAKTİ, ER YA DA GEÇ İNSANLAR TOPLANDIĞI ANLAR حدثنا مسلم بن إبراهيم قال: حدثنا شعبة، عن سعد بن إبراهيم، عن محمد بن عمرو، هو ابن الحسن بن علي، قال: سألنا جابر بن عبد الله، عن صلاة النبي صلى الله عليه وسلم، فقال: كان يصلي الظهر بالهاجرة، والعصر والشمس حية، والمغرب إذا وجبت، والعشاء: إذا كثر الناس عجل، وإذا قلوا أخر، والصبح بغلس.
(Muhammed bin Amr Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hasan'ın torunudur.) (Yatsı Namazının Vakti, Er ya da Geç İnsanların Toplandığı Andır) İmam Buhârî bu başlık ile, yatsı namazının adının erken kılındığı zaman işâ, geç kılındığı zaman ise ateme olduğu görüşünde olanlara cevap vermiştir. Burada ışâ ve ateme İsimleri arasında daha önce bahsedilmeyen yeni bir uzlaştırma şekli ile karşı karşıyayız. Ancak İmam Buhârî, bunu reddetmiştir.
Nitekim bu konuda yer verdiği hadiste yatsı namazının vakti olarak erken veya geç vaktin gösterilmesine, bu namazın bir isimle adlandırılmasını delil olarak getirmiştir. Cabir'den nakledilen bu hadîsin yorumu daha önce "Akşam Namazının Vakti" başlığı altında geçti.