

İbn Ebi Şeybe, el-Musannef adlı eserinde İbn Ömer'den onun mühür yüzüğü üzerine Abdullah b. Ömer ibaresini nakşettirdiğini rivayet etmektedir. Aynı şekilde Salim'den, o Abdullah b. Ömer'den, Abdullah b. Ömer'in, kendi adını mühür yüzüğü üzerine nakşettirdiğini de rivayet etmiştir. el-Kasım b. Muhammed de böyle ... İbn Battal dedi ki: Malik şöyle derdi: Halifelerin ve kadıların mühür yüzüklerine' isimlerini nakşettirmeleri, onların şanındandır.
İbn Ebi Şeybe de Huzeyfe ve Ebu Ubeyde'den her birisinin mühür yüzüklerinin nakşının "elhamdulillah" olduğunu, Alilden ise "Allahull-Melik: Mutlak malik olan, Allah'tır" ibaresini nakşettirdiğini, İbrahim en-Nehai'nin: "Billahi"yi nakşettirdiğini, Mesruk'tan: "Bismillahi" ibaresini nakşettirdiğini, Ebu Cafer el-Bakır'dan "el-Izzetu lillah"ı, el-Hasen ve el-Huseyn'den: "Mühür yüzük üzerinde Allah'ın zikrini ihtiva eden lafızları nakşettirmekte bir beis olmadığını' belirttiklerini rivayet etmektedir.
Nevevi der ki: Bu, cumhUrun da görüşüdür. İbn Sırın ile bazı ilim ehlinden ise bunu mekruh gördükleri nakledilmiş bulunmaktadır. --Nevevi'den alıntı burada bitti.-- İbn Ebi Şeybe de sahih bir sened ile İbn Sırın'den kişinin kendi mührü üzerinde "hasbiyallah: Allah bana yeter" ve buna benzer ibareleri yazdırmasında bir sakınca görmediklerini rivayet etmiştir. İşte bu, İbn Sırın'in bunu mekruh gördüğü görüşünün ondan sağlam olarak sabit olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte her ikisini şöylece telif etmek mümkündür: Cünup ve ay hali olan kimselerin taşıyacaklarından korkulması ve mührün bulunduğu el ile istinca yapma ihtimalinin bulunması halinde mekruhluk söz konusudur. Böyle bir şeyden emin olunması halinde ise caizdir. Bu durumda mekruhluk böyle bir yazı yazdırmaktan dolayı değil, bu zikir ifade eden yazının bu gibi şeylere maruz kalması cihetinden söz konusu olur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. باب: هل يجعل نقش الخاتم ثلاثة أسطر. 55. MÜHÜR YÜZÜĞÜN NAKŞI ÜÇ SATIR HALİNDE YAZIL,IR MI? حدثني محمد بن عبد الله الأنصاري قال: حدثني أبي، عن ثمامة، عن أنس: أن أبا بكر رضي الله عنه لما استخلف كتب له، وكان نقش الخاتم ثلاثة أسطر: محمد سطر، ورسول سطر، والله سطر. "Ebu Bekir r.a. halife seçilince kendisine bir mektup yazdı." Enes kendisine yazdığı mektubu söz konusu etmemektedir. Dahaönce bu mektuba Zekat bölümünde işaret edilmiş ve ona zekatın miktarlarına dair mektup yazdığı belirtilmiş idi.
"Üç gün Osman ile beraber gidip geldik. Kuyunun suyunu çektik. Fakat yüzüğü bulamadık." Yani onunla beraber gidip geldik, kuyuya inip çıktık. Hadisten anlaşıldığına göre bereket ve uğurlarından yararlanmak üzere salihlerin eserlerini kullanmak ve onların giydiklerini giyinmek uygundur. KİTABU’L-LİBAS EK SAYFA – 1953-3 باب: الخاتم للنساء .وكان على عائشة خواتيم ذهب.
56. KADıNLARıN YUZUK TAKMALARI AiŞE DE ALTıNDAN YÜZÜKLER TAKINIRDI حدثنا أبو عاصم: أخبرنا ابن جُرَيج: أخبرنا الحسن بن مسلم، عن طاوس، عن ابن عباس رضي الله عنهما: شهدت العيد مع النبي صلى الله عليه وسلم فصلى قبل الخطبة. قال أبو عبد الله: وزاد ابن وهب، عن ابن جُرَيج: فأتى النساء، فجعلن يلقين الفتخ والخواتيم في ثوب بلال. "Kadınların yüzük takmalar!." İbn Battal dedi ki: Kadınların yüzük takıp süslenmeleri, mubah kılınmıştır.
"Kadınların bulunduğu yere gitti, onlar da el-fetah (denilen büyükçe yüzükleri) ve yüzükleri. .. atmaya koyuldular." el-Fetah, "fetha"nın çoğuludur ki bunlar da büyük yüzükler demektir. Nitekim bu husus -buna dair bir açıklama ile birlikte- 'Ideyn (iki bayram) bölümünde (779.hadiste) Abdurrezzak'ın bir açıklaması olarak kaydedilmiş bulunmaktadır. باب: القلائد والسخاب للنساء .يعني قلادة من طيب وسك.
57. KADINLAR İÇİN GERDANLIKLAR VE ES-SİHAB DENİLEN TiB'DEN VE SÜK DENİLEN HOŞ KOKUDAN YAPILAN GERDANLIKLAR حدثنا محمد بن عرعرة: حدثنا شعبة، عن عدي بن ثابت، عن سعيد بن جبير، عن ابن عباس رضي الله عنهما قال: خرج النبي صلى الله عليه وسلم يوم عيد، فصلى ركعتين، لم يصل قبل ولا بعد، ثم أتى النساء، فأمرهن بالصدقة، فجعلت المرأة تصدق بخرصها وسخابها. "Kadınların küpe takmaları." Küpe, altın, katıksız gümüş ya da inci ile yahut başka şeyle beraber olup kulağa takılan süs eşyasıdır. Çoğunlukla kulağın yumuşağına asılır. (İbn Abbas'ın rivayetinde geçen) "boğazlar" lafzına gelince, görüldüğü kadarıyla bundan maksat gerdanlıklardır. Çünkü gerdanlıklar, göğüs üzerinde sarksa bile boyuna takılırlar.
Hadis, kadının küpe ve onun dışında süs eşyası olarak kullanmaları caiz olan başka şeyleri yerleştirmek amacıyla kulağını delmesinin caiz olduğuna delil gösterilmiştir. Ancak bu tartışılır. Çünkü küpenin muayyen olarak kulaktaki deliğe yerleştirilmesi söz konusu değildir. Başın üzerinde ince bir zincire takılarak kulağın hizasına kadar ve oradan daha da aşağıya sarkıtılması da mümkündür. Bunu kabul edebiliriz. Ama kulağı delmenin caiz oluşu, Nebi efendimizin onların bu işi yapmış olmalarına tepki göstermeyişinden çıkartılır. Diğer taraftan kulakları şeriatın gelişinden önce de delinmiş olabilir. Bu sebeple de bir işin devamı -ilkin yapılması bağışlanmayacak olsa dahi- bağışlanabilir.
İbnu'l-Kayyim der ki: Cumhur küçük çocuğun kulağının delinmesinin meknih olduğunu söylemiş, bazıları da kız çocuğun kulağınındelinmesine ruhsat vermişlerdir. Derim ki: İmam Ahmed'den dişinin kulağını süs için deldirmesinin caiz olduğu, küçük çocuğun ise mekruh olduğu görüşü nakledilmiş bulunmaktadır. Gazali, el-İhya adlı eserinde şunları söylemektedir: Kadının kulağını delmek haram olduğu gibi, bunun için ücret almak da haramdır. Ancak bu hususta (delinebileceğine dair) şer'! bakımdan herhangi bir delilin sabit olması hali müstesnadır.
Derim ki: Taberani'nin el-Evsat'ta naklettiğine göre İbn Abbas'tan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Küçük çocukta yedi şey sünnettendir ... " Bunlar arasında kulağını deldirmeyi de söz konusu etmiştir. İşte bu, bazı şarihlerin: Bizim mezhebimizin ilim adamları bu bir sünnettir, derken bir dayanakları yoktur şeklindeki görüşlerine karşı bir delil mahiyetindedir.
باب: السخاب للصبيان. 60. ÇOCUKLARIN ES-SİHAB DENİLEN (HOŞ KOKULARDAN VE SÜK DENİLEN KOKULARDAN) GERDANLIKLARI

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.