

"Kadının kendi elleriyle kocasına hoş kokular sürmesi." Sanki bu başlıktaki fıkhi incelik, erkeğin kokusu ile kadının kokusu arasındaki farka dair varid olmuş bulunan hadise ve erkeğin süründüğü kokunun kokusu dışarıya yayılıp rengi görünmeyen koku, kadınınkinin de aksi türden olduğuna işaret etmektir. Eğer bu husus sabit ise, kadının kocasına hoş ko ku sürünmekten imtina etmesi gerekirdi. Çünkü bu takdirde kocasına hoş koku sürerken kadının ellerine ve bedenine bir şeyler bulaşır. Bu durumda kocanın da kendi kendisine koku sürünmekle yetinmesi gerekirdi.
Musannıf başlığa uygun görülen Aişe'nin rivayet ettiği bu hadisi delil göstermiş bulunmaktadır. Bu hadis Hac bölümünde, açıklamasıyla birlikte geçmiştir. Hadis, başlığına delaleti hususunda gayet açıktır. Buhari'nin işaret ettiği hadisi de Tirmizirivayet etmiş, Hakim de sahih olduğunu belirtmiştir. Söz konusu bu hadis de İmran İbn Husayn yoluyla rivayet edilmiştir. Ayrıca Taberani'nin el-Evsat adlı eserinde Ebu Musa el-Eş'ari'den gelen bir şahidi de bulunmaktadır.
Erkekle kadın kokusu arasında fark gözetmenin izahı da şöyledir: Kadın evinden dışarıya çıktığı halde tesettüre riayet etmekle emrolunmuştur. Hoş koku kadın için meşru olsaydı, bu kadın dolayısıyla fitneye kapılmayı daha çok artıran bir halolurdu. Eğer bu husustaki haber sabit ise bu haber ile başlıktaki hadisin arası şöylece telif edilebilir: Kadının dışarıya çıkmak istemesi halinde bu kokunun izini yıkayabilme imkanı vardır. Çünkü onun böyle bir koku kullanmasının yasaklanışı sadece evinden dışarıya çıkma haline mahsustur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
باب: الطيب في الرأس واللحية. 74. BAŞTAKİ VE SAKALDAKİ GÜZEL KOKUNUN HÜKMÜ حدثنا إسحق بن نصر: حدثنا يحيى بن آدم: حدثنا إسرائيل، عن أبي إسحق، عن عبد الرحمن بن الأسود، عن أبيه، عن عائشة قالت: كنت أطيب النبي صلى الله عليه وسلم بأطيب ما يجد، حتى أجد وبيص الطيب في رأسه ولحيته. İbn Battal dedi ki: Bu hadisten şu da anlaşılır: Erkeklerin süründüğü hoş koku, kadınların süründüğü hoş kokudan farklı olarak yüze konulmaz. Çünkü kadınlar erkeklerden farklı olarak hoş kokuları yüzlerine koyarak bununla süslenirler. Buna göre hoş kokunun erkeğin yüzüne konulması, kadına benzemesi yasaklandığından dolayı meşru değildir.
باب: الامتشاط. 75. TARANMAK حدثنا آدم ابن أبي إياس: حدثنا ابن أبي ذئب، عن الزُهري، عن سهل ابن سعد: أن رجلاً اطلع من جحر في دار النبي صلى الله عليه وسلم، والنبي صلى الله عليه وسلم يحك رأسه بالمدرى، فقال: (لو علمت أنك تنظر، لطعنت بها في عينك، إنما جعل الإذن من قبل الإبصار). "Taranmak." Taranmak tarak ile saçları tarayıp birbirinden ayırmaktır. Nesai sahih bir senedIe Humeyd İbn Abdurrahman'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Ben Nebi s.a.v. ile Ebu Hureyre'nin 'sahabilik yaptığı gibi dört yıl sahabilik yapmış bir adam ile karşılaştım. O bize dedi ki: "Resulullah s.a.v. bize herhangi birimizin her gün taranmasını nehyetti." Sünen sahiplerinin rivayet edip İbn Hibban'ın da sahih olduğunu belirttiği Abdullah İbn Muğaffel yoluyla gelen hadiste belirtildiğine göre de "Nebi s.a.v. gün aşırı olması hali dışında (her gün) taranmayı nehyederdi."
Muvatta'da da Zeyd İbn Eslem'den, onun Ata bin Yesar'dan rivayet ettiğine göre "Resulullah s.a.v. bir adam'ın saçının, sakalının dağınık olduğunu görünce ona başını ve sakalını düzeltmesini işaret buyurdu." Hadis senedi sahih mürsel bir hadistir. Ayrıca bunun Cabir yoluyla gelen ve Ebu Oavud ile Nesai'nin hasen bir senedIe rivayet ettikleri bir şahidi de bulunmaktadır.
باب: ترجيل الحائض زوجها. 76. AY HALİ OLAN KADININ, KOCASININ SAÇLARINI TARAMASI

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.