

"Zeamu (iddia ettiler) hakkında gelen rivayetler." Buhari bununla Ebu Kılabe'nin şöyle dediğine dair hadise işaret ediyor gibidir: "Ebu Mesud'a: Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zeamu hakkında ne söylediğini duydunmu diye soruldu. O: Adamın ne kötü bineğidir o, diye buyurdu, dedi." Bu hadisi Ahmed ve Ebu Davud rivayet etmiş olup ravileri sikadırlar. Ancak senedinde inkıta (kopukluk) vardır. Sanki Buhari, Ümmü Hani'nin rivayet ettiği bu hadisi kaydetmekle sözünü ettiğimiz bu hadisin zayıflığına da işaret etmiş gibidir. Ümmü Hani'nin rivayet ettiği hadiste de "zeame ibnu ummı: anamın oğlu iddia etti, ileri sürdü" sözleri geçmektedir. Ümmü Hani bu tabiri Ali r.a. hakkında kullandığı halde, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona karşı çıkmamıştır. "Zeame" fiilinin asıl anlamı, hakikati bilinmeyen iş hakkında kullanılması şeklindedir.
İbn Battal dedi ki: Ebu Mesud'un hadisinin mEmasl şudur: Her kim doğruluğunu muhakkak olarak bilmediği şeyler hakkında çokça konuşursa, onun yalan söylemeyeceğinden emin olunamaz. Başkaları ise şöyle demektedir: "Zeame" sözü, söz anlamında çokça kullanılır. Daha önce İlim bölümünde Oımam İbn Sa'leme'nin rivayet ettiği hadiste "zeame rasulüke: senin elçin ileri sürdü"
tabiri de geçmektedir. Sibeveyh "el-Kitab" adlı eserinde beğenip hoş karşıladığı pek çok görüş hakkında "zeame el-Halil (Halil İbn Ahmed ileri sürdü)" ifadelerini kullanmış bulunmaktadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.