

(Bir Mazerete Binaen Camiden Çıkılır mı?) Buradaki mazeretten maksat zaruret halidir. Öyle anlaşılıyor ki, İmam Buhârî, İmam Müslim, Ebu Dâvûd ve diğerleri tarafından Ebu'ş-Şa'sâ'nın Ebu Hureyre'den naklettiği şu hadisin tahsis edildiğine işaret etmiştir: "Ebu Hureyre adamın birini müezzinin ezan okumasından sonra camiden çıkarken gördü. Sonra 'Bu adam Ebu'l-Kâsım'a (Allah Resûlü'ne isyan etmedi mi?' dedi. Bu başlık altında zikredilen hadis, camiden çıkmanın günah olma durumun zaruret sahibi olmayanlar için söz konusu olduğunu gösterir.
Cünüplük, abdestsizlik hali, burun kanaması vs. gibi durumlar da bu zaruret kapsamında değerlendirilir. Aynı şekilde başka bir caminin imamı olan ve buna benzer konumlarda o!an kimselerin de camiden çıkması zaruret hali olarak kabul edilir. (Saflar düzeltilmişti.) Bu hadiste "Kitabu'l-Ğusl"de bahsettiğimiz sonuçlardan daha başka çıkarımlar da söz konusudur. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: 1- Teşri' gayesiyle ibadetler konusunda Nebilerin unutması caizdir.
2- Kullanılan su temizdir. 3- Dînî konularda utanılmaz. 4- Bir mazeret sahibi olan kimse, mazeretini gösterecek şekilde camiden çıkmalıdır. Mesela burnu kanayan kimse elini burnuna tutarak burnu kanadığı için dışarı çıktığını insanlara hissettirmelidir. 5- Cemaatin, zaruret yüzünden geciken imamı beklemesi caizdir. 6- Gusül bölümünde de ifade ettiğimiz gibi camide ihtilam olan kimsenin, dışarı çıkmak istediği zaman teyemmüm yapması gerekmez.
7- Ezan ile kamet arasında konuşmak caizdir. Nitekim bu konu müstakil başlık altında ele alınacaktır. 8- Cünüp olan kimse cünüp olduktan daha sonra gusül abdesti alabilir. Önemli Açıklama: Bazı nüshalarda şöyle geçmektedir: "Ebu Abdullah'a (İmam Buhârî'ye) 'Bizden birinin başına bu hal geldiği zaman böyle mi yapmalı?’ diye sormuşlar. O da 'Evet' cevabını vermiştir. Bu defa 'İmamı oturarak mı yoksa ayakta mı beklerler?' diye sorulmuş o da şöyle cevap vermiştir: Tekbirden önce ise, oturmalarında bir sakınca yoktur. Tekbirden sonra ise ayakta beklerler."
باب: إذا قال الإمام: مكانكم، حتى رجع فانتظروه. 25. İmam'ın Cemaat'e "Yerinizden Ayrılmayın" Demesi Ve Onların Da İmamı Beklemesi حدثنا إسحق قال: حدثنا محمد بن يوسف قال: حدثنا الأوزاعي، عن الزهري، عن أبي سلمة بن عبد الرحمن، عن أبي هريرة قال: أقيمت الصلاة، فسوى الناس صفوفهم، فخرج رسول الله صلى الله عليه وسلم فتقدم، وهو جنب، ثم قال: (على مكانكم). فرجع فاغتسل، ثم خرج ورأسه يقطر ماء، فصلى بهم.
(neredeyse güneş batmaya yüz tutuncaya kadar namaz kılamayacakttm) Kanaatime göre ravi, "bu sözü oruçlu kimselerin iftar etmesinden sonra söylemişti" demekle, Hz. Ömer'in Allah Resûlü'ne bu sözü söylediği zamana işaret etmektedir. Yoksa Ömer'in namaz kıldığı vakti değil. Çünkü o, güneş batmaya yaklaşınca namaz kılmıştı. Nitekim de bunu gösterir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.